hadi lan köftehorlar yine iyisiniz.
sabah sabah kargalar kahvaltı ederken (erkenci olmayı karga bokunu yemeden diye tarif ederler) size bilgi içerikli entry giriyorum.
okuyun da "gazze, israil, filistin, din, iman, insanlık vs" diye masal anlatanlara birkaç laf edersiniz de zeki görünürsünüz.
ocha (birleşmiş milletler insani işler koordinasyon ofisi) 7 ekim 2023 ile 12 şubat 2024 tarihleri arasında 161 birleşmiş milletler çalışanının gazzede öldürüldüğünü açıklamıştı, hatırlayın...
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres bu yıl bm bünyesinde çalışan ve görev başında ölen çalışanlarını anma toplantısında geçen yıl-2025 yılında ölen bm çalışan sayısını 136 olarak açıkladı ve bu kayıplar içinde sadece gazzede ölen birleşmiş milletler çalışanı 80 kişiydi.
bu rakama bm çatışı altında faaliyet gösteren unrwa (filistinli mültecilere yardım ve bayındırlık ajansı) gibi kurumlarda gönüllü olarak geçici çalışanlar, diğer aktivistler, sivil toplum örgütlerinin insanları dahil değil.
bm bünyesinde ocha, unrwa gibi yapılarda ve dünya genelinde hizmet veren insani yardım kuruluşları, aktivist örgütleri, bir yapıya bağlı olmadan gönüllü olarak çalışan tüm bu insanların ölümlerini hesaplarsak kayıplar 500 kişiyi aşmaktadır.
buna yaralanan, sakat kalanları, gözaltı ve tutuklananları da katarsanız en iyimser tahmin 3.5/4 bin kişiyi bulmakta.
bilmiyorsunuz ama bm bile personel tedariğinde zorluklar yaşamakta.
sadece çalışan bulmakta zorlanmıyor birleşmiş milletler...
başka bir sorun da bu ölen yaralanan insanların hayat sigorta poliçeleri ve sağlık sigorta poliçelerinde yaşanmakta.
bm bünyesinde yaşanan kayıpların ölümlerin çoğu avrupa ve amerika vatandaşı olan ülkelerden olmakta.
bu ülkelerde hayat sigortaları ve sağlık sigortaları yaşanılan ölümler ve yaralanmaların tedavilerin, bombalar yüzünden yüksek kimyasallara maruz kalınması yüzünden yaşanılan sağlık sorunlarının ortaya çıkardığı yüksek maliyetleri karşılamaya pek yanaşmıyor.
finans dünyasında yahudi etkisine değinmeye gerek yok.
şöyle düşünün...
sağlık bakanlığı bünyesinde bir doktor görev başında sağlık problemi yaşayıp öldü diye veya bir saldırgan tarafından öldürüldü diye hem mesleki bir ödeneği-maaşı, hem hayat sigorta poliçesinin parasını yasal varisleri-ailesi alır.
bu doktor yıllık izninde gönüllü olarak yeryüzü doktorları veya sınır tanımayan doktorlar gibi organizasyona katılıp gazzeye gittiğinde orada yaralanan insanlara yardım ederken israil bombası ile öldüğünde ne hayat sigortasında olan poliçe parasını alır ne de doktor bu görev başında öldü diye sosyal güvenlik kapsamında maaş alabilir-bağlanabilir.
tabi ki bizde yasa kanun bir insanın iki dudağı arasında olup "maaş bağlayın, poliçe parasını ödeyin" denir ama avrupa amerika'da kazın ayağı öyle değil.
avrupa ve amerikada (aslında sağlam bir finans sigorta yapısı olan ülkelerde) bu durum intihar olarak görülür ve her türlü hakkını kaybeder.
bazı süper zekalıların anlayacağı basitlikte örnekleyelim.
yan yana iki tane gökdelen yapılıyor diyelim.
bir tanesini a şirketi, diğerini b şirketi yapıyor diyelim.
a şirketinde olan bir işçi b şirketinin yaptığı gökdelen önünden geçerken b şirketinde çalışan işçi arkadaşının isteğiyle ona yardım ederken kaza oldu ve öldü diyelim.
a şirketi ölen işçisine karşı hiçbir yükümlülüğü olmaz.
a şirketi sorumluluğu ve iş kanunu gereği, sözleşmesinde olan yükümlülükleri gereği işçisine bir ödeme yapmaz.
o ölen işçi özel sağlık sigortası olsa bile poliçe tahsilinde sorun yaşar.
hukuki olarak intihar eden polise şehit de denmez, şehit maaşı da ödenmez, tazminatı da olmaz durumuna benzer.
aslında gazze diye salya sümük ağlayanlar bilmez ama konu çok derin ve tartışmaların ana etkeni birleşmiş milletler personelinin yaşadığı kayıplar değil de bu kayıplar sonrası ölen kişilerin eş ve çocuklarına, bakmakla yükümlü oldukları anne babalarına yapılan ödenekler ve bağlanan maaşlar ile bunların finans sorunları tartışılıyor.
tabi ki finansman sorun olmaz, gazze de ölen gönüllülerin geride bıraktıkları ailelere yardım olacak sigorta poliçelerinin karşılanması mesele olmaz da çöle gökdelen yapan deve çobanları milyarlarca doları bok yoluna harcarken hak yolunda ölenlere 1 dolar vermez, fon kurmaz.
onlar zaten anca israil'e bu insanlık suçunu işlemesi için imkan veren hamas gibi örgütlere yüzlerce milyon dolar verir.
buna katliama dolaylı ya da direkt destek veren amerika avrupa ülkelerine milyarlarca dolarlık yatırım yapar.
nasıl olsa kimse de sormaz.
yıllardır abluka, kuşatma, kontrol altında bu gazzeye bebek maması sokmak imkansızken nasıl füzeler, silahlar, bombalar sokuldu?
evini sıvamak için kireç, evine bu kireci karıştırmak için mala bulamayan, buna izin verilmeyen gazzede nasıl askeri sığınak yapımında kullanılan betonlar ve kablolar, bağlantılar, malzemeler girdi?
içme suyu kanalizasyon ıslahı için kürek bulmakta zorlanan gazzede bombaların delemediği sığınakları inşa eden iş makineleri malzemeler nasıl ablukayı deldi de gazzeye geldi diye de kimse çıkıp sormaz.