Yeditepe istanbul'da Önem'in, "Madem ben o kadar çok şey yaşıyorum, benim niye haberim yok?" sözüne Yusuf'un cevabı, "Kimse kendi hikayesini sevmiyor da ondan," olur. Kahramanlığı ve hikayeleri herkes sever; mesel edilen ne ise çocuk samimiyetiyle dinler. Gerçekten kopuk ama bir o kadar da samimi... Puslu Kıtalar Atlası'nda maymun Müşteri ile arkadaş olan Alibaz'ın, elini kırmızı boyaya batırıp fethettiği sokaklarda bıraktığı işaretin önemsizliği gibi, anlatanın da bir önemi yoktur. Çünkü samimiyet, anlatıcının kim olduğundan çok daha önemlidir. Dolayısıyla Önem'siz bir Yeditepe istanbul, önemli olmazdı :-).