alt seviye ağ protokolleri

entry1 galeri
    1.
  1. şudur ki, internetin o parlak arayüzlerinin, o şık api’lerin, o “ben her şeyi hallettim abicim” diyen framework’lerin altında yatan, kan ter içinde çalışan, kimsenin teşekkür etmediği hamallardır.
    tcp, udp, ip, icmp, arp, ethernet… bunlar moda değildir. bunlar “microservices mimarisi” falan da değildir. bunlar paketi bir yerden bir yere götürmek için gece gündüz koşturan, “checksum yanlışsa atarım, timeout olursa tekrar denerim, congestion olursa yavaşlarım” diyen eski usul işçilerdir.
    çoğu yazılımcı “http 200 ok” yazıp mutlu olurken, altta tcp three-way handshake yapıyor, sequence number’ları takip ediyor, lost packet’leri yeniden gönderiyor. sen “latency yüksek” diye ağlarken o, congestion window’u yarıya indirip “tamam abicim, yavaş yavaş gidelim” diyor.
    en komik tarafı da şu: herkes “network programming bilmiyorum” diye utanırken aslında bilmediği şey bu katmandır. socket açıp recv() yapan adam kendini networkçi sanır. gerçek networkçi ise wireshark’ta tcp retransmission’ı görünce “yine nagle algoritması yüzünden mi?” diye mırıldanır.
    kısaca: üst seviye protokoller gösteriş yapar, alt seviye protokoller çalışır. ve çalışmaya da devam ederler, ta ki sen “benim uygulamam çok yavaş” diye stack overflow’a post atana kadar.
    1 ...