tabi ki bakarız.
dekolteye bakmamak ayıp ve görgüsüzlük olur.
hem de dekolteye bakmayacak kadar öküz ve anlayış yoksunu da değiliz.
dekolteye bakıyoruz diye de abazan, amsiksalak hiç değiliz.
açıklayalım da cehalet ve aptallık içinde dekolteye bakıyor diye çemkirenler anlasın.
modacılar dekolte bir tasarım yapması, kadınların bu tasarımı tercih etmesinde ana etken insanlarda beğenilme arzusunun tatminidir.
modacılar için aslında "önleyici sağlık hizmeti yapıyor" desek (dekolte vb giyim tarzı için) abartı olmaz.
beğenilme arzusu tatmin edilmez ve bastırılmazsa sonuçta klinik seviyede dysmorphophobia (örn, body dysmorphic disorder vb) yaşanılması kaçınılmaz olur.
şu iletişim çağında sosyal medya kullanan insanların nerdeyse tamamında tipik bir dysmorphophobia (dismorfofobi) yaşanmakta. kronikleşen ve ileri evrede seyreden dismorfofobi yaşayan insanlarda ise karakter değişiklikleri, dejenerasyon, neredeyse sıfırlanan sorumluluk değer yargıları felaket boyutunda.
kadınlar özelinde dekolte erkeğe güzel görünmek için değil de hemcinslerine karşı üstün görünmek içindir.
biz erkekler bir davet ya da etkinlik (yaş günü, düğün, nişan vb) gezme, eğlenceye giderken makyajını yapan, saçını-başını baş örtüsünü düzelten, elbise ayakkabı çantası arasında kombin yapmakta zorlanan en az yarım-bir saat harcayan sevgiliye eşe bakıp "bunun nedeni benim-başka erkekler, bizim için süsleniyor" sanmamız-dememiz biraz salaklık, ucundan aptallık, azıcık da cehaletten olup genellikle kadınları tanımadığımız (asla da tanımaya imkanımızın olmadığı için) bu hezeyan içinde saçmalıyoruz.
peki, sırt veya göğüs ya da baldır dekoltesi olan vücut proporsiyonuna uygun bir giyimi olan bir kadına bakan erkek (tren-öküz düzleminde olmayan) bakıştan kadın hoşlanır mı?
tabi ki hoşlanır.
hele ki bakan erkek yanında kadın varsa ve göz ucuyla kadının dekoltesini süzmüş, yüzünde "hey alla'ım! bunu boş vaktinde mi yarattın, işin güncün yok muydu?" ifadesi varsa şampanya canı çekip zevki artıran yanındaki çilek, şarap (beyaz) yanındaki gravyer peynir gibidir.
bir de erkeğin yanında olan kadın erkeği dürtüp "aaa! şıllığa bak, bu ne yeaa? bari soyunup gelseydi. bu kıyafet ne?" modunda ise...
işte o an dekolte kıyafet içinde olan kadın için yaşanan ruhsal bir orgazmdır.
bunun için dekolte giymiş kadına bakılır. tabi ki içinizde olan ve suratınıza vurmuş olan "yavrum seni maliye bakanı görmesin. bunun malın vergisini ödeyemezsin" ifadesi bulunmasın.
yanınızda kadın varken dekolte giyen kadına çaktırmadan fark ettirmeden bakma imkanınız yok.. mutlaka hem yanınızda olan hem de baktığınız kadına yakalanırsınız. çünkü onlar depremi önceden hisseden kedi köpek gibidir, kesildiğini, yanında olan erkeğin birini kestiğini hisseder.
ben bu durumdan nasıl mı yırtıyorum?
şöyle...
yaşanmıştır.
hatunun iş yerindeki arkadaşının nişanındayız. gerçekten de vücuduna uygun sırt dekoltesi olan kadın-kız yan tarafımızdaydı. saç makyaj sade ama ışıl ışıl, ayağında stiletto ayakkabıyla ördek gibi yürümüyor. oturuşu dik duruşu vücut şekli mimikleri mükemmel.
sex değil de estetik bir güzellik sergiliyor.
neyse, masada hatunun kankaları iş yerinden arkadaşları eşleri. 10 ki falan var, yanımda hatunun kulağına dönüp "yan tarafta olan kim, neredeyse çıplak gelecekmiş. şu kış günü kafayı yemiş" demiş.
hatun kadına bile dönüp bakmadan "onu tanımıyorum. bizim şirketten değil" dedi ve omuzumdan beni biraz yana iterek kadına bir daha bakıp "bir de kendini güzel sanıyor" demez mi?
tabi dekolteli afet yüzü başka tarafa dönük olsa da dudağı kenarındaki tebessüm beğenilmenin getirdiği mutluğunun yansımasıydı.
oysa hatun o kadına dönüp hiç bakmamıştı, ben baktığını görmedim ama benim ona baktığımı eminim biliyordu.
eğer bu durumu ona göstermesem ve eleştirisel yaklaşmasam eminim evde başımın etini yerdi.