Medeniyet ve imparatorluk kavramlarının karıştırılması sonucu ortaya çıkan akademik bilgilerden uzak ve tamamen aslı olmayan bazı ifadeler vardır: “islam medeniyeti yoktur, siz hiç hristiyan medeniyeti duydunuz mu?” gibi.
Arnold Toynbee ve Huntington gibi kabul görmüş önemli akademisyenler batı hristiyan medeniyeti ve hristiyan medeniyeti gibi kavramları sıkça kullanmışlardır.
Budist medeniyeti ifadesi doğu asya taraflarındaki mimariyi ve yaşam tarzını anlatan akademik bir ifadedir.
Diğer inançlara girip entryi uzatmak istemiyorum.
Şimdi gelelim medeniyet ve imparatorluk kavramlarına.
Roma, Bizans, Osmanlı ve Babür gibi yapılar siyasi oluşumlar ve imparatorluklardır.
Medeniyet ise mimari, sanat, bilim ve felsefe gibi olguların ortak değerleri olarak tek bir devlet ismi altında incelenemez. Birden fazla devleti ve imparatorluğu kapsayan değerlerdir.
islam medeniyeti kavramı ise sadece Arap halkıyla ilgili olmayıp, Hint, Berberi ve Türk halkları için ortak bir kavramdır.
Kısacası devlet ve etnik kimliği aşan ve ortak dünya görüşleri olarak benimsenen kültüre dinin medeniyeti denmesi akademik olarak geçerliliği olan tek durumdur.
Ortaya bir iddia atılıyorsa kaynak gösterilmemesi o iddianın temelsiz olduğunu gösterir.