doktorların hep doktorla evlenmesi

entry19 galeri
    19.
  1. doğru tespittir. gelin kısaca akademik olarak nedenini anlatayım.

    işin özü mesleki homogami;

    tıp fakültesine girdiğimiz anda en az 6 yıl sürecek bir serüven bizi bekliyor. bunun uzmanlığı vs. de hariç. fakülteye girdiğimiz andan itibaren günün 12 ila 16 saati fakülte, kütüphane, nöbetler ve hastane koridorlarında geçiyor. yani zaman ve mekan kısıtlı. kısıtlı olunca da bu ortamların dışındaki sosyal çevreyle tanışmak imkansız hale gelir. 20'li yaşların başından sonuna kadar gördüklerin sadece senin gibi tıp fakültesi öğrencileri, doktorlar, sağlık çalışanlarıdır.

    empati ve yaşam biçimi uyumu;

    bir doktorun hayatındaki stresörler oldukça spesifiktir:

    nöbet ertesi yorgunluğu: sabahın dördünde gelen bir acil vakanın yarattığı adrenalini veya 36 saatlik uykusuzluğun ağırlığını, bunu bizzat yaşamayan birine anlatmak zordur.

    sosyal fedakarlıklar: bayram tatillerinde çalışmak, gece yarısı hastaneye çağrılmak veya önemli bir aile yemeğini iptal etmek zorunda kalmak... başka meslek grubundan bir eş için bu durum zamanla ihmal edilmişlik hissi yaratabilirken, bir doktor eş için bu işin doğal bir parçasıdır.

    ortak dil ve entelektüel paylaşım;

    tıp, kendine has terminolojisi ve mizahı olan kapalı bir kutu gibidir. gün sonunda eve gelindiğinde vaka tartışabilmek veya hastane ortamındaki absürt bir olayı tıbbi jargonla anlatıp aynı tepkiyi alabilmek, eşler arasında güçlü bir bağ kurar. lakin olası tıp sektörünün dışındaki bir eşle bunları yaşamak çok zordur; en başta anlayamamak gelecektir.

    bu yüzden genelde doktorlar yine büyük fedakarlık yaparak kendi mesleğinden eşlerle hayatlarına devam ederler.

    konuyu daha da akademik incelemek gerekirse; (bkz: assortative mating)
    1 ...