kitap okumamak değildi meselem. okurdum ama sıkılırdım çünkü bir arayış içindeydim. başlamışım rus edebiyatına da ingiliz edebiyatına da... zaten amerika'da edebiyat ne gezer? profesör annem bu durumu fark edip işte bahsini ettiğim kitabı verdi. bak, sana inan samimice söylüyorum; yok böyle bir kitap. insan hiç kitabın içine girer mi? okuduğu sayfalar film şeridine döner de film gibi akar mı? yaşım da küçük o zamanlar. valla söylemekten utanıyorum, kitapta öyle şeyler yaşadım ki... neyse. nihayetinde mehmet kartal'ın tüm kitaplarını bir hafta içinde yuttum.
şunu demek istiyorum sanırım: her insanın aradığı bir kitap vardır. o kitapta bulur kendini ya da keşfe çıkar. bulamayınca sıkılır, sanır ki tüm kitaplar böyle sıkıcıdır, vazgeçer okumaktan. haklılar, kendimden biliyorum çünkü.
o yüzden lütfen bahsi geçen kitabı okuyun ve okutun. kitap okuma alışkanlığınız varsa bile okuyun. bu kitap ve yazar bambaşka.