konu zall, zull, ali, veli, ulu mulu vs sözlük özelinde tartışılması gereken bir durum değil.
bu duruma "normal, ne olmuş ki" yaklaşımı yapan her kimse ya ahlak ve etik değeri yoktur ya da zeka özürlüdür.
burada şimdi biz geri zekalı veya namussuz mu demek istedik?
evet canım, aynen...
sözlüğün zeka özürlü yapay zekası bunu küfür hakaret olarak algılamasını gayet normal sayarım ki bizi hayvanlardan ayıran ahlak ve etik değerlerimiz yani utanma duygumuz olup bu duyguları asla bir makine sahip olamaz.
örnek: yapay zekanız utanıp ekranınızı kırmızı yapmaz. yapsa bile adı üzerinde "yapay" olup gerçekten bizi insan yapan şey olamaz.
sözlük ortamını bir spor kulübü takımı olarak görün, zall dediğiniz kişi de ufacık veya genç kızları emanet ettiğiniz bir antrenör, kulüp başkanı gibi düşünün ve sözlük yetkililerini de takımın masörü malzemecisi veya psikolog diyetisyen-beslenme uzmanı, ortopedisti gibi düşünün.
sosyal medya denen ve bu vb oluşumlarda üyelerin her türlü bilgi ve adreslerine, paylaşımlarına (mail, telefon, mesajları vb) erişim yetkisi olan birinin çıkıp bir yazarın (kadın erkek fark etmez) ona salça olması ahlaksızlıktır.
kızınızı yeğeninizi yüzme kursuna spora götürüyorsunuz.
düşünsenize...
orada çalışanlardan biri (yetkisi ne olursa olsun) soyunma odasına, duşlarına gizli kamera koyması gibi bir durum.
masörün bir sakatlıkta, kas sıkışmasında onu ovma masaj bahanesiyle okşaması gibi.
daha önce dediğim gibi bu durum bir ofis aşkı konseptinde değerlendirilemez.
bir oluşumda yetkilerinin getirdiği nimetleri kullanıp birine yakınlaşmak, ilişkiye girmeyi ummak-böyle davranmak sekreter patron arasında ilişki gibi ahlaksızlık olur.
bu vb oluşumda sıradan iki üye, iki ofis çalışanı olma durumu yok.
biraz geri kafalıyız.
arkadaşımızın genelevinde gittiği fahişeye gitmeyiz.
arkadaşın çağırdığı telekıza müşteri olmayız.
yürüyen merdivende önümüzde mini etekli durmuş olsa arkamızı döneriz arkadaşla muhabbet eder veya telefonu çıkarıp konuşuyor gibi yaparız başka tarafa bakar başka şeyle ilgileniyor gibi yaparız ama içimizden de "allah'ım bu ne, senin bitirme tezin mi bu?" deriz.
malum, kişiler söylemine göre değil de davranışına göre yargılanır.
bunun için ahlaksızlığın ve namussuzluğun lüzumu yok.
neyi tartıştığınızı neye geyik muhabbeti ettiğinizi bilin.