her şeyin üst üste gelmesi

entry103 galeri
    96.
  1. insan hayatı, simsiyah bir boşluğun ortasında tesadüfen çakıp sönen küçücük bir kıvılcımdan ibarettir. Zihnimizin bir düzen kurma hayaliyle sığındığı o kırılgan huzur illüzyonu, felaketler peş peşe kapımıza dayandığı an tek hamlede dağılır. Her şeyin üst üste gelmesi dediğimiz şey evrenin bize duyduğu özel bir öfke falan değildir. Bu durum varoluşun ne kadar kör, tarafsız ve sert bir düzenle işlediğini suratımıza çarpan yalın bir gerçekliktir. Birey üzerine yıkılan yüklerin altında ezilirken bu can yakıcı yıkıma ilahi bir ceza veya mistik bir kılıf uydurmaya çalışır. Çünkü darmadağın oluşuna yapay bir anlam yüklemek, zihnin tamamen sebepsiz ve kaçınılmaz bir yok oluşla yüzleşmesinden daha az can yakar. Oysa varlık dediğin şey doğası gereği yıpranmaya ve kaosa batmaya mahkumdur. Düzen dediğimiz o süslü hayal ise felaketlerin arasında nefes aldığımız kısacık birer aldanıştan ibarettir. Küçücük bir ihmal veya kontrol dışı ufacık bir rüzgar, yıllarca tırnaklarınla kazıyarak ördüğün o gururlu duvarlarda tek bir çatlak açar. O çatlaktan içeri dolan olumsuzluklar birbirini besleyerek üzerini örten devasa bir çığa dönüşür. insan o çığın altında kalıp nefessiz kaldığında, kainatın onun acısına ne kadar büyük bir umursamazlıkla sırt çevirdiğini anlar. Güneş sakince doğmaya devam eder, zaman zerre umursamadan akar ve o kör edici sessizlik çırpınan zihnin yalnızlığını karanlığa fısıldar. Bu peş peşe gelen darbeler insanın eninde sonunda bir hiç olduğunu ve yokluğa gömüleceğini suratına tokat gibi çarpan nihai bir sondur. Köklerinden sökülüp toprağa devrilen bir ağaç gibi devrilirken anlarız ki bizi o güne kadar ayakta tutan şey kaderin merhameti değil, sadece felaketlerin henüz kapımıza dayanmak için sıraya girmemiş olmasıdır.
    3 ...
bu entry yorumlara kapalı.
© 2026 uludağ sözlük