moda tasarım dünyasından coco chanel'den jean paul gaultier'e veya Barbaros şansal gibi insanlara bakarsanız giyim ile örtünme arasında farkı anlarsınız.
giyim sadece bir moda veya örtünme değil.
bir yüzük veya bileklik küpe, bir pantolon veya etek, vücudunuzda bir dövme sizi siz yapan, sizi insan yapan tüm değerlerinizi cinsiyetinizi, kimliğinizi ifade eder.
giyiminiz sizin genital bölgelerinizi veya veya çıplaklığınızı gizlemek örtmek için değil de sizi anlatmak içindir. üzerinizde giysiniz, kullandığınız aksesuarlar, saç, sakal, tırnak vb bakımınız-şekli, kullandığınız deodorant parfüm sizin imzanızdır.
modacılar size sunduğu tercihlerle sizi değiştirmek istemez. sadece size kıyafetinizle bakımınızla sizin kendinizi anlatma fırsatını verir.
sıcak havalarda keten turkuaz bir pantolon üstüne mor bir gömlek altına parmak arası terlikle, bileğinde gökkuşağı örme bir ip, dudak parlatıcı hafif gözlerinde sürme, sakalı saçı badem yağıyla parlayan bir erkek elinde tesbih, masasında lüks araba anahtarı ile kahvesini bir sahilde cafede latte içerken doğu şivesiyle hesap isterken görürseniz modacılara küfür etmeyin.
neyi nasıl ne zaman kullanacağını bilirseniz modada zarafetin anahtarı basitlikten geçer.
kıyafetiniz size şıklık katmaz, size karakteriniz şıklık katar ki karakterinize göre giyinir ve bir stiliniz kimliğiniz olur. şıklık bir kişilik meselesidir.
kişiliğiniz gelişmiş ise karakteriniz ve kimliğiniz de gelişmiş olur.
başkalarına göre değil de kendinize göre kendinizin olan bir stiliniz olur.