Evden çıkıyorum. Arabalar vızır vızır etrafımdan geçiyor, umursamıyorum çünkü midem bulanıyor. Camı açıyorum ve bir sigara içiyorum. Hızım 80lerde. Bu sırada bağısraklar sıkıştırıyor ve tuvalet ihtiyacı beliriyor. Bir yandan midem bulanıyor diğer taraftan tuvalete gitmem lazım. Hızım 100'ü geçiyor. Yol bilir mi üstünde giden araba mıdır yaya mıdır diye espri yapıyorum ve zorlukta kafeye yetişiyorum. Girdiğimde nadiren gördüğüm devlet adamı var. Hemen lavaboya çıkıyorum. 2 kere elimi yıkıyorum, dedim ya hijyen takıntım var. indiğimde hergün gördüğüm devlet kadını da orada. Kafede 3 devlet adamı oturuyoruz. Ben niye bunlar gibi rahat değilim. Bu toprakların gerçek sahibi olamayacaksam niye çekiyorum bu çileler derken devlet kadını ağlama işareti yapıyor. Kim acaba diye düşünürken devlet adamı ey insan diye işaret ediyor. ikisi de sırayla çıkıyor. Ben hala kafedeyim.