en yakın arkadaşın bir varoşla evlenecek olması

entry1 galeri
    1.
  1. sizi hareketsiz bırakır. bişey yapamazsınız. bişey yapamayacağınızı bilmek daha da yorar
    ruhunuzu. onu kararından vazgeçiremeyeceğinizi bilmenin bütün ağırlığını taşırsınız. “kayser abi
    gelin arabasını senin kullanmanı istiyorum“ der size, heyecanladır, anlatır durur. “tabi tabi“
    demekten başka cevabınız yoktur. herhalde kullanırım dersiniz.

    kızın annesinin danteller ördüğünü, “el emeği göz nuru bunlar her yere örtülecek“ dediğini
    ondan dinlemekten zorunda kalır, yine bişey yapamazsınız. zaten ruhunda varoşluk barınan
    arkadaşınızın onunla evlendiğinde tamamen varoş olacağını, kendisini yukarıya çekebilecek bi
    kızla evlenmesi gerekirken tam tersini yaptığını görür, anüsünüzde düğümlenen kanlı ishallerle
    öylece kalakalırsınız.

    kız regular bi varoş olsa iyi. tamam. oluru var. görmemiş der geçilir. kendini geliştirmesi beklenir. şans verilir. arkadaşınızın ona sunduğu imkanlara minnet etmesini, hafiften kendini mahcup hissetmesini, beni varoşların bağrından aldın kocacım şeklinde yaklaşmasını umarsınız. ama yazık ki varoşlarn en disgusting türü olan, apaçilikten kurtulmuş elitimsi olma yolunda ilerlemeye çalışan- ki arkadaşımla evlenince bu da olmayacak, çünkü arkadaşım da hafif varoşluk
    olduğundan kendisi kızın seviyesine yaklaşacak bayırvaroşu“.

    bu tipler kendi varoşlukların farkına varamadıkları gibi sağdan soldan bi şekilde duydukları markaları, isimleri, şehirleri, mekanları, otelleri, ne varsa artık çok değerli şeyler sanır, onlara sahip olmak ister. mesela arkadaşınız “ev aldık paramız sınırlı. arabayı da şundan alalım. ayağımızı yerden kessin yeter “der, o ise “hayır ben ona hayatta binmem. en azından şundan almalıyız“ der. canım çok sıkıldı hakikaten devam edemeyeceğim.

    hafta sonları arkadaşlarıyla ormana pikniğe giden bi kızdan ne beklenir ki“ daha ne söylenebilir ki“ “piknik“. bu sözcük bana hep atletli erkek varoşların belgrad ormanında voleybol oynamasını çağrıştırır. yarım ekmek içine konulmuş domates-peynir-zeytin üçlüsünü sonra. içindeki peynir kokusunu. yazık. seni kaybettim. benim karım senin karınla ne konuşabilir? dahası ben senle ne konuşabilirim? artık hiç bi şey eskisi gibi olmayacak. ve ben bunun farkındayım. en acısı.
    1 ...