Mehmet Raif Ersoy;
12 Nisan 1956 tarihinde Kırklareli’nin Pınarhisar ilçesinde doğmuştur. Sanat eğitimini 1980 yılında dönemin Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (bugünkü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Resim Bölümü’nde, Türk resim sanatının önemli temsilcilerinden Neşet Günal Atölyesi‘nde tamamlamıştır. Akademi yıllarında edindiği güçlü desen disiplini ve figüratif resim anlayışı, sanat pratiğinin temel belirleyicileri olmuştur. Neşet Günal’ın toplumsal gerçekçi figür geleneği, Ersoy’un sanatsal dilinin biçimsel altyapısını oluşturmuştur.
Mezuniyetinin ardından uzun yıllar çeşitli ortaöğretim kurumlarında resim öğretmeni olarak görev yapan sanatçı, yaklaşık yirmi beş yıllık eğitimcilik yaşamı boyunca birçok genç sanatçının yetişmesine katkıda bulunmuştur. ilk kişisel sergisini 1988 yılında, Semra Kut’un yöneticiliğini yaptığı Bakırköy Bütün Zamanlar Sanat Galerisi’nde açmıştır. Bunun yanı sıra çok sayıda karma sergiye katılmış, eserleri özel koleksiyonlarda yer almıştır.
1982 yılında istanbul Eczacı Odası 1. Bölge tarafından düzenlenen “ilaç ve Halk Sağlığı” konulu Karikatür Yarışması’nda Jüri Özel Ödülü’ne layık görülmesi, sanatçının yalnızca resim alanındaki değil, çizgi ve görsel anlatım gücündeki yetkinliğini de ortaya koymuştur.
Mehmet Raif Ersoy’un sanatı, toplumsal gözlem ile bireysel psikolojiyi buluşturan figüratif bir anlatı üzerine kuruludur. Resimlerinde insan figürü yalnızca biçimsel bir unsur değil; toplumsal belleğin, yaşam deneyiminin ve ruhsal çözümlemelerin taşıyıcısıdır. Figür ağırlıklı kompozisyonlarında psikolojik gerilim, sessizlik ve içsel anlatım öne çıkarken; güçlü desen kurgusu, dengeli renk kullanımı ve plastik bütünlük, sanatçının akademik birikimini görünür kılar.
Sanatçı, kavramsal ya da nesneyi tek başına sanatın merkezine yerleştiren yaklaşımlardan uzak durarak, resim sanatının özünü insan, duygu ve yaşanmışlık ekseninde değerlendirmektedir. Ona göre resim, öncelikle doğal yetenek, yaşam deneyimi ve sanatçı kişiliğinin uzun soluklu üretim süreciyle olgunlaşan yaratıcı bir eylemdir. Bu anlayış doğrultusunda, resmin yalnızca teknik olarak öğretilebilecek bir disiplin olmadığını; sanatçının yaratıcı potansiyelinin bireysel birikim ve adanmışlıkla geliştiğini savunmaktadır.
Neşet Günal ekolünün sağlam desen geleneğini çağdaş bir duyarlılıkla sürdüren Mehmet Raif Ersoy, figüratif Türk resminin akademik sürekliliğini temsil eden sanatçılar arasında yer almakta; toplumsal gerçekçilik ile bireyin iç dünyasını bir araya getiren özgün yaklaşımıyla üretimlerini sürdürmektedir.