cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi

entry27 galeri
    25.
  1. Öncelikle devletlerin nasıl ortaya çıktığı ve devlet yapısının ne olduğunun idrakıyla konuya başlamak gerekir. Antik ve ilkel toplumlarda insanlar ufak kabileler halinde gerek avcılık faaliyetleri sürdürerek, gerekse tarım ile uğraşarak yaşamlarını idame ettiriyorlardı. Peki tam olarak ne oldu da devlete ihtiyaç duyuldu? ilk sözleşme nasıl oluştu? ister zorba diyin ister eşkiya, ister haydut... Bu çeteler kabilelere saldırıp gıdalarını gasp etmeye kadınlarını kaçırıp tecavüz etmeye insanlarını köle olarak satmaya başladıklarında bu kendi halinde yaşayan kabileler bir araya gelme ihtiyacı duydular. içlerinde onları koruyabilecek potansiyeli olan insanları bir grup halinde bir araya getirdiler.

    Sözleşme basitti: Sen bizim topraklarımızı, malımızı ve insanlarımızı koru, tek işin bu olsun, başka hiçbir işe karışma, biz de senin yemeni içmeni gezmeni tozmanı bütün masraflarını karşılayalım.

    Teoride gerçekten harika bir sözleşme öyle değil mi? Pratikte de öyleydi. Ta ki insanlar bu sözleşmenin nasıl ortaya çıktığını unutana kadar. Gücü elinde bulunduran sözleşmenin korumakla yükümlü tarafı, korumam baak! diyerekten halkın anasını sikmeye tam olarak böyle başladı.

    Esasında koruma modülü sorunsuz çalıştıktan sonra koruyanın ahmet olması veya mehmet olması kabileler açısından sözleşmeye uyulduğu sürece pek bir anlam ifade etmiyordu.

    O halde biz teokrasiyi yıkacağız yerine cumhuriyet getireceğiz desen ne, bu sistem yürümüyor yerine teknokrasi getireceğiz desen ne? Halkın asıl beklentisi yönetim modelinin adı değil; canını, malını, hukukunu ve özgürlüğünü koruyup korumadığıdır. Bir yönetim biçiminin meşruiyeti, tabelasından değil, sözleşmeye sadakatinden doğar.
    0 ...