en büyük değişimler alkış istemez

entry2 galeri
    1.
  1. Sabahın ilk ışığı, en önce taşlara dokunur.

    Çünkü taşlar acele etmez. Yağmuru beklemeyi bilirler. Güneşi beklemeyi de. Yılların üzerlerinden geçmesine izin verirler; ne zamanla yarışırlar ne de ona teslim olurlar. Belki bu yüzden bazı sessizlikler, en uzun hikâyeleri anlatır.

    insan ise beklemeyi unutmaya meyillidir. Kalbi, henüz açılmamış kapıların ardını hayal ederken, ayaklarının altında filizlenen tohumları çoğu zaman fark etmez. Oysa bir orman, tek bir gürültüyle doğmaz. Önce görünmeyen kökler birbirini bulur. Sonra toprak, kimseye haber vermeden yön değiştirir.

    Bir yıldızın ışığı bize ulaştığında, onu gerçekten görüyor muyuz... yoksa yalnızca geçmişinin son hediyesini mi? Belki insanlar da birbirlerini böyle tanır. Oldukları kişiyle değil, uzun zaman önce içlerinden ayrılmış bir ışığın gecikmiş yansımasıyla.

    Nehirler denize ulaşmak için acele etmez. Her kıvrım, kaybettiği zamanı değil, kazandığı şekli taşır. Su, önüne çıkan kayayı yenmez. Onun etrafından geçmeyi öğrenir. Ve yıllar sonra, kayanın bile suyun sabrını taşıdığı fark edilir.

    Bunun için kaç mevsim gerekir?

    Kim sayabilir?

    Saatler yalnızca zamanı ölçer. Bekleyişi değil.

    insan bazen kendi gölgesinden korkar. Çünkü gölge, ışığın varlığını inkâr etmez; onu hatırlatır. En karanlık gecelerde bile ufkun bir yerinde sabahın başladığını bilen, gökyüzü değildir. Ufuktur. ikisi arasındaki görünmez sözleşmedir.

    Belki bu yüzden bazı karşılaşmalar tesadüf gibi görünür. iki yol, birbirinden habersiz yürür. iki rüzgâr, aynı vadide sessizce birleşir. iki yabancı, aynı cümlenin eksik yarısını yıllarca taşımış olabilir. Evren bunu ilan etmez. Sadece küçük işaretler bırakır; pencere kenarında unutulmuş bir tüy, beklenmedik bir melodi, tam vazgeçileceği anda duyulan bir ayak sesi.

    Ve sonra hayat yeniden sessizleşir.

    Çünkü en büyük değişimler, alkış istemez.

    Onlar, toprağın altında yön değiştiren kökler gibi ilerler; görünmeden, ama hiçbir şeyi eskisi gibi bırakmadan.

    Belki de insanın kaderi, hangi yöne yürüdüğünde değil...

    Hangi sessizliğin onu adını söylemeden çağırdığında saklıdır.
    1 ...