6.
-
Türklerin ABD aşkı, Missouri Zırhlısı’nın istanbul ziyaretinde doruğa ulaştı, inanılmaz “rezalet ve yalakalıklar” yaşandı.
Tarih, 5 Nisan 1946…
ABD donanmasının en gözde zırhlısı Missouri, vefat eden Washington Büyükelçisi Münir Ertegün’ün cenazesini getirmek bahanesiyle istanbul’daydı.
Bu ziyaretin iki amacı vardı; Sovyetler Birliği’ne mesaj vermek ve “Türkiye’nin bundan böyle hangi sularda seyredeceğini” dünyaya duyurmak.
Emperyalist ABD, bu ziyaretle Türkiye’nin göğsüne adeta “damgasını” vuruyordu.
Zırhlıda, ABD Başkanı Harry S. Truman’ın özel temsilcisi Alexander Weddel de vardı.
Bu ziyaret “ABD’nin Türkiye’ye ayak basması” olarak kabul ediliyor ve çok önem veriliyordu.
Hükümet seferber oldu, konukları ağırlamak için istanbul’da hummalı bir çalışma başlatıldı.
Amerikalıları memnun etmek için neler yapıldı neler…
*PTT, “Missouri” adlı “hatıra pulu” bastı.
*TEKEL, piyasaya “Missouri” adlı sigara çıkardı.
*Taksim alanında ampullerden kocaman bir Missouri maketi yapıldı.
*Camilerin minarelerine ingilizce “Well Come Missouri” yazan mahyalar asıldı.
*Gazeteler, bütün sayfalarını Missouri’ye ayırdı.
*Gemi Dolmabahçe’ye yanaşacağı için Karaköy’den Beşiktaş’a kadar bütün binalar tek renge boyandı.
*Armağan olarak gümüş bir levha hazırlandı.
*Hereke’de, hediye edilmek üzere, üzerinde istanbul haritası bulunan özel bir halı dokundu.
*Ulaşım araçları, caddeler, sokaklar temizlendi.
*Dahası, istanbul genelevi ABD’li konuklara hazırlandı.
*Türkiye’deki bütün genelevler taranarak en güzel kadınlar istanbul’a getirildi.
*Genelev kadınlarının temiz ve güzel elbiseler giyinmesi sağlandı.
*Türk erkeklerinin, zırhlı gidene kadar geneleve alınmaması emri verildi.
*Para vermek istemeyen Amerikan askerlerinin zorlanmaması istendi.
*istanbul Emniyet Müdürlüğü, Amerikan askerlerine yardımcı olmaları için polis ve bekçileri eğitti.
*Kötü davranmayacaklar, kesinlikle kolaylık sağlayacaklardı.
Missouri Zırhlısı, 5 Nisan sabahı Dolmabahçe önünde binlerce istanbullu tarafından coşkuyla karşılandı.
Cenaze kimsenin umurunda değildi, onlar “yeni ve ebedi dostumuz Amerika’yı” bağırlarına basmak için oradaydı.
Ortalık “bayram yeri” gibiydi.
Komutanlar, onurlarına Dolmabahçe Sarayı’nda verilecek yemeğe geçtiler, askerler ise istanbul sokaklarına döküldüler.
Kısa zamanda hepsi körkütük sarhoş olmuş, genç kız ve kadınlara “sarkıntılık” olayları başlamıştı.
Ancak karakola alınanlar Amerikan askerleri değil, sarkıntılığa uğrayan, mağdur olan genç kız ve kadınlarımızdı.
Ne yaparlarsa yapsınlar, Amerikan askerileri karakola götürülmeyecek, haklarında yasal işlem yapılmayacaktı.
Talimat böyleydi.
istanbul’da tam bir “utanç tablosu” yaşanıyordu.
NATO'ya girişimiz bir başka anltının konusudur.