dead poets society

entry256 galeri
    255.
  1. izlediğim en başarılı uyarlama film olmasına rağmen kitabının bende bıraktığı izi filmle yakalayamadığım
    n. H. Kleinbaum tarafından kaleme alınmış eser.

    Kitapta alıntısı yapılacak birçok söz olmasına karşın knox overstreet, Neil ve pitts'in havadan sudan konuştukları mevzulardaki tavırları ve sözleri bile çok hoşuma gidiyor. Bu kadar kısacık bir hikayede böylesine güçlü bir karakter kurgusu ve düşünce, duygu derinliğine nasıl ulaşabilmis yazar anlayamıyorum. Kitabın benim için en harika tarafı sizin de kabul edeceğiniz gibi carpe diem meselesi. Aslında buradaki carpe diem'in derinlikten yoksun bir basiboslukla gösterilen davranışlar olduğu dusunulmesin. Buradaki carpe diem'i; yaşamın bize sunduğu anın bir cesaret kaynağı olarak anlatılması, anın kokusunu hissederek ortaya çıkan bir doğal ilhamin, hareketin başlaticisi olarak düşünülmesi daha doğru olur.
    işte o carpe diem'den dökülen bazı hoş satirlar:
    Knox:
    Gülünce yüzünde güller açıyor
    Parıl parıl parlıyor gözleri
    Hayat tamam oluyor, gönlüm ferah
    Yeter ki bileyim o yaşıyor.

    Uzerimi örten gecenin içinden
    Bir kutuptan diğerine kara mı kara
    Hangi tanrilarsa şukranlar benden
    Fethedilemez ruhumu verdikleri için bana!
    W. e. henley

    "Muhteşem aşkı vardır güzel bir tazenin,
    Ve aşkı bir adamın; sadık, sözünün eri,
    Bir de aşkı vardır korkusuz bir bebeğin,
    Hepsi de var olmuştur ezelden beri.
    Ama aşkların en güzeli, en mükemmeli,
    Anneye duyulan aşkın bile daha büyüğü,
    O aşk ki sonsuz, müşfik, ateşli,
    Zilzurna bir sarhoşun diğerine duyduğu.”
    isimsiz yazar

    Kitabın 7. Bölümünde ozanlarin carpe diem anlayışından yansıyan hislerini kurallarla doğallığıni bozmadan doğrudan aktarımının sözle bulusmus halini okuyabilirsiniz. Benim için de en keyifli bölümdü doğrusu.

    Aranıza yeni katılmış çaylak arkadaşınızın sizinle tanışma hikayesi de bu güzel hikayenin bir parçası olma dileğimi belirtmemle başlasın.
    1 ...