kerbela destanı

entry3 galeri
    2.
  1. Kerbela olayında birtakım insanların kalbi taştan daha çok taşlaşmıştı.
    Kerbela'daki bir takım insanların, emsali olmayan bir kesafete sahip kalpleri vardı. Onların kalplerinde bütün hastalıkların tamamı toplanmıştı ve bu sebepten dolayı onlara ne Allah'ın ayetleri, ne Peygamberin sahabelerinin Peygamberden nakilleri ve de nasihatleri fayda vermedi.
    Onların kalplerinde bütün hastalıkların tamamı toplandığı için ne Hüseyin b. Ali (a.s)'ın beyanatları ve ne de vücud-u mutahharı (ki Peygamberin bedeninin bir parçasıydı ve onların gözlerinin önündeydi) onlara etki etmedi.

    imam Hüseyin (a.s)'ın ne başındaki Peygamber sarığı ne de sırtındaki Peygamber cübbesi onlara etki etmedi. Onlar imam Hüseyin (a.s)'ın başındaki sarığın Peygamberin sarığı olduğunu ve sırtındaki cübbesinin de Peygamberin cübbesi olduğunu; Peygamberin ne sarığının ne de cübbesinin masum olmayan hiçbir kimsenin bedenine oturmayacağını biliyorlardı ve buna rağmen hiçbir şey onları etki etmiyordu.

    Onların kalpleri öylesine taşlaşmıştı ki ne süt emen bebeklere rahmet ettiler ne de susuzluktan kavrulan çocuklara rahmet ettiler!

    Öylesine vahşi, arlanmaz ve utanmaz bir hale gelmişlerdi ki sahipsiz kalan kadın ve çocukları zincire vurdular ve kırbaçlattılar.

    Bu kalpler, hastalıklı kalplerdi. Bu kalpler selim değildi.
    Kalpte hastalıkların olması insana Zeyneb-i Kübra'yı dövdürür!
    Bu şaka değildir ve her dönem için geçerlidir. Bu yalnızca o gün için değil bugün için de geçerlidir.
    Hasta kalp, insana Rugeyye'yi, Sukeyne'yi tokatlattırır.
    Hasta kalp insana Esger'i boğazlattırır.
    Hasta kalp insana Hüseyin'i doğrattırır
    Bunlar şaka değildir, bunların şaka olduğunu düşünmeyin!
    Onlar da bizler gibi namaz kılıyorlardı (hatta bizden daha çok namaz kılıyorlardı.)

    Alçalmaları bu kadarı ile yetindi mi?
    Hayır, yetinmedi daha da çok alçaldılar ve o küçük çocukların başlarındaki başörtülerini yağmalayacak kadar vampirleştiler.
    Neden?
    Çünkü Selim kalp sahibi değillerdi.
    Çünkü kalpleri hastalıklar ile doluydu.

    Meğer bu kişiler mi gelip imamın ashabı olacaklardı‽
    Ne yazık ki bunlar, o gün böyle olduğu gibi bugün de böyledir.
    Bugün de kalpler taşlaşmıştır; kalpler hastalık doludur; kalpler zehir doludur...

    Ancak bunun mukabilinde sayıları çok ama çok az dahi olsa kalpleri ak, pak, nur ve iman dolu olan selim kalp sahipleri vardır ve bu kişiler, bilerek ve isteyerek; Allah'a yalvararak her şeylerini Veliyullah'a feda etmek için Allah yalvarıyorlar.
    Selim kalp sahipleri her şeylerini Veliyullah'a vermek için Allah'a yalvarıyorlar.

    Ve diyorlar ki: "Allah'ım bizi kendi yolunda katledilmek ile rızıklandır."
    0 ...