Konferansın buraya kadar olan kısmını, size, kasden kâğıttan okudum…
çünkü en büyük zaafımız başlamak ve sonunu nasıl getireceğini bilememek…
Baştan belirli bir plâna bağladığımı göstermek ve mazerete sığınmamak için…
Size olan saygımı, mühimsediğimi göstermek için yazdım.
irticalen yapılan konuşmanın kıymeti ayrı; bir samimi havası var…
Şimdi rahatça, çıkacak görüntüye nisbetle konuşabiliriz… Ancak şuna dikkatinizi çekeyim: Konuşmada parlak ifâdeden çok fikre dikkat ediniz…
Şimdi işkence davasına girebiliriz…
Bizim tatbik ettiğimiz işkence, doğrudan doğruya “nefs ağlarken, ruh güler; ten ağlarken ruh güler” hikmeti içinde…
Biz sizi bir yükün altına sokmaya çalışıyoruz, sizi acıtmaya çalışıyoruz; ruh kurtulsun, ruh gülsün diye…
Bunun muhasebesi, muhakemesi gerçekleşsin diye.