Türkiye'deki sosyalist olan her partiye kızgınım. Çünkü ortalama 100 yıldır önemli bir başarı yok denecek kadar az. 1960'larda tip %3 ile meclis'e girip çok iyi muhalefet yapmış. Bir de fatih m. maçoğlu vardı ovacık ve ardından Tunceli belediye başkanı. Ama o kadar. Sağcılar 1950'den beri nerdeyse aralıksız iktidar üstüne iktidar kazanırken, Cumhuriyet'in ilerici devrimlerini bir bir törpülerken sosyalistlerden biri de çıkıp "ya bu iş böyle olmuyor, farklı bir şey denemek lazım" dememiş. Her seçimde savunduğun işçi, köylü, emekli vs seni sırtından vursun sen hala aynı şekilde boşa kürek sallamaya devam et. Israrla aynı duvara çarpmak bu. Ve bu açıkçası aptallık kimse kusura bakmasın.
Ortalama bir seçmen partinin bayrağına bakıyor, sarı kırmızı. ismi de komünist-sosyalist vs. O Saniye sen adamın gözünde bittin zaten. Öldürsen sana oy vermez ama zübük siyasetçiler için susuzluktan ölmeyi göze alır nerdeyse. Utanın, bir zübük kadar olamadınız hiçbiriniz! Çünkü daha ilk dakikadan kaybettiniz!
Mesela ben 1970'lerde siyasetçi olsaydım yanıma güvendiğim birkaç isim bulamıyorsam bile tek başıma sosyalist partiden istifa eder, sağ partilere gidip, o cenahta zirveye kadar yükselmeye çalışırdım. Hadi başbakan olamadın bakan veya belediye başkanı ol en kötü. bir koltuğa gelince de o zaman yavaş yavaş sağcı kılıfıyla çaktırmadan ülkeyi kalkındırmaya başlarsın. ajanlık da siyaset de böyle yapılır. evet çok büyük fedakarlıklar ve sabır istiyor ama amacın devrim yapmaksa bunu yapmak şart. çünkü mesela karşı taraftan solcu gibi gözüküp akp'ye hizmet edenler var (k.kılıçdaroğlu, doğu perinçek, özgür özel gibi) onlar bunu yapabiliyorken solcular ne yapmış?!