adımlar

entry22 galeri
    18.
  1. Salih Mirzabeyoğlu ile yapılan röportajların yer aldığı kitap… Ondan bir bölüm:

    «DEDi— Bize ne tavsiye ediyorsunuz?

    DEDiM [S.M.] — Tavsiye filân etmiyorum, istiyorum!.. i
    islâm inkılâbı bir çeşit “aydınlar aristokrasisi”dir… Bu sınıfı temin, bunun önderliği, bu zemini teminin siyaseti… Gaye, esas, usûl, hedef buna nisbetle!..

    Küfür yobazlarını, din yobazlarını tasfiye gayesine bağlı bir hareket… Benden isteneni istiyorum: Muazzam bir kadro… Sizin en büyük rolünüz şu: Gençlik, toplumda maya tutturan dinamik kısımdır…
    Bunun çok büyük bir kısmını hayat yutar; sonra arkadan gelen gençliğin itici gücü… işin ideali, pörsümeden hep genç kalmak, kalabilmek ve hayatını davasına nisbetle tanzim etmek…

    Çevreye şöyle bir bakın: Yaşı 30’u bulan adamların çoğunda dava, hayat sofrasındaki tuzluk gibidir… Çilesiz, rizikosuz, çöpten tatminler!.. imân, dünyalık telâşe sofrasının tuzluğu gibi değil ki!.. imân için yaşamak lâzım!.. Bu nasıl bir mükellefiyettir?.. Abdülhakîm Arvasî Hazretleri’nden söyleyeyim: Şehitlik şuuru… Bu nimetten kaçınıcı bir tavırla imân davası olmaz… Dikkat edin: Herkesin gûya iyi niyetle, “o da çalışıyor, bu da çalışıyor!” diye birbirine avans vermesi, kendisini riziko getirecek bir tertibten sıyırmak içindir… Nemelâzımcı da, ahmak da, bu başıbozukluk zeminine bayılır…

    Böyle bir zeminde tezahür eden heyecan da, futbol seyircisinin “bizim takım” ruhiyatından farklı değildir… “islâm’a muhatab anlayış”ı temsil eden bir ideolocyaya bağlı, gerektiği yerde gerekeni yapacak insanlar; bu lâzım…

    Bizim, insanları rahatsız edici bir tarafımız var: Sahte dengeleri, çerezlik doyumları, ucuz tesellilerini yıkıyoruz… Çoğu, bizim haklı olduğumuzu bile bile kaçıyor; kaçışını mazur göstermek için de, muhalif olmak için mazeret tedariki gibi hâllere düşüyor… Bu tesbitler çerçevesinde siz, kendinize âit iltifatları görebilirsiniz…» [*]

    Salih Mirzabeyoğlu - Adımlar sf:45-46
    0 ...