ege: bakkalımızın oglu.
boyle esmer guzeli, sevimli otesi bir cocuk dusun 8 yasında.
bıcır bıcır durmadan konusuyor. hic susmuyor. cok hareketli.
komur karası gozleri var, fındık gibi bir burnu var.
bir guluyor dunya aydılanıyor.
ben ki erkek cocuklarına cok meraklı degilimdir onu bakkalda gorunce gunum dehset guzel geciyor bu tatlılıgıyla.
-özge abla ben cok konusuyorum di mi?
-(cocugu denmez ki gercekler. kalbi kırılır) yoo ege, normal konusuyorsun.
-annem ve ogretmenim cok konustugumu soyluyor. heyecanlıymısım, o yuzden cok konusuyormusum.
(ama bunları gene heycanlı heycanlı motora baglamıs gibi soyluyor)
-sen onu bunu bosver de gel bir yanak ver ablana bakayım.
(yanagını uzatıyor. opuyorum da opuyorum. o an benden mutlusu yok. sırıtıyor afacan. cocuklar kimin onu cok sevdigini anlar, ne sanmıstın? -gulucuk-)