Bence mesele çok basit: Eğer ortada gerçekten büyük bir dava, büyük iddialar ve memleketi günlerce meşgul eden tartışmalar varsa, yapılacak en doğru şey şeffaflıktır. O yüzden bu dava TRT’de canlı yayınlansın kardeşim. Millet dedikoduya, kesilmiş videolara, sosyal medya kavgasına mahkûm kalacağına açsın televizyonunu, başından sonuna kadar izlesin. Kim ne demiş, savcı ne sormuş, avukat ne cevap vermiş, hepsi ortada olsun. Çünkü memlekette yıllardır aynı film oynuyor: biri hakkında iddia çıkar, öbür taraf “siyasi kumpas” der, diğer taraf “büyük yolsuzluk” diye bağırır, halk da iki propaganda arasında pinpon topu gibi gider gelir. Halbuki canlı yayın olsa herkes kendi gözleriyle görür. Hatta ben diyorum ki özellikle yayınlansın; çünkü eğer gerçekten söylendiği gibi ortada ciddi bir şey yoksa, bu en çok sanığın işine yarar. Millet de “bakın adamın söyleyecek cevabı varmış” der, konu kapanır. Ama yok eğer gerçekten ciddi sorular varsa, o zaman da devletin adaleti işliyor mu herkes görmüş olur. Kısacası korkulacak ne var? Şeffaflıktan korkan zaten kendini ele verir. TRT zaten kamu yayıncısı değil mi? Açsın kameraları, millet de çayını koyup izlesin; memlekette ilk defa bir dava WhatsApp dedikodularıyla değil, doğrudan mahkeme salonundan takip edilmiş olsun.