Birincisi ben senin oğlun değilim. Üslubu elden bırakma derim.
ikincisi ben sana Hamas’ın amacı veya kazanımları üzerine buraya onlarca analiz yazısı, linki atabilirim ama sen insan ölümlerine bakıp her seferinde aynı sonuca varacaksın. Dolayısıyla bir şey değişmeyecek senin için. Çünkü baştan perspektifini adil görünmek için zayıfa da pay vermek üzerine biçmişsin. Yani 7 Ekim öncesi olmasa haklısın diyeceğim ama mevzuyu ısrarla ordan başlatıyorsunuz. işinize öyle geliyor çünkü. ya da anlam veremediğim garip bir Arap düşmanlığınız var. Her şeyi arapçılık gören kafa yapısıyla Araplar ne yapsa kesin bi yanlış, bi bkluk vardır diye adamlara pay biçmekten geri duramıyorsunuz.
Ben de basitçe sana şunu soruyorum hadi o toprakların gaspedilmesinden bu yana onyıllarca süregelen bir çatışma olmasın diyelim. Sen sokakta iki insan veya grup görüyorsun. Bi taraf bi tarafı eziyor. Öyle değil ama velev ki zayıf olan başlatmış olsun kavgayı. Baktığında görüyorsun ki arada orantısız bir güç farkı var. Önce ezileni kurtarıp veya en azından zalime mâni olup, araya girip, kavgayı bitirip öyle mi kızarsın olm niye bu kavgayı başlattın diye. Yoksa kavga esnasında izleyip siz de şundan dolayı bunu hakettiniz, sen de şöyle hatalısın diye diğerinin zalimliğine fırsat mı verirsin, öylece izler misin? Yav öylece izleseniz bu bile bir şey. Siz izlemekle yetinmeyip ezilene sövüyorsunuz bi de. Bu insanlık veya adamlık mı? Ben söyleyeyim sana biz böyle bir halk olduk. Türk halkı bugün kendi içinde de böyle yargılama yapar. Güçlüye karşı gelemediği için zayıfı suçlar, hatayı ezilende görür veya hak ettiğini düşünür.