bak şimdi şeker çocuk konunun ağır gelmesini anlayabiliyorum. dinde olmasa ben de böyle bir hüküm yok derdim. babamın dini değil sonuçta. neden durduk yere ağırlaştırayım? veya neden dinimle ilgili bir yalan atayım, olan şeyi gizleyeyim, olmayan şeyi ekleyeyim vs? bunun vebalinin ne kadar ağır olduğunu bilmiyor muyum sence? aslında ağır gözükse de çok hikmetli bir hüküm bu. perspektifiniz sakat olduğu için anlamakta ve kabullenmekte zorluk çekmeniz çok normal. hakkıyla iman etme derdi ve çabası lazım önce.
verdiğin ayetin konuyla alakası yok. o sebeple iddiana delil olmaz. çünkü dinden çıkmak kafir olmaktır. ayetin kapsamındaki günahlardan bir günah değildir. ilgili ayetin kapsamına şöyle girer biri: önce dinden çıkar sonra tövbe edip tekrar dine döner. o zaman allah'ın bağışlaması umulur. allahın dininden dönmüşken, mürted olmuşken değil.
dindeki her hüküm sadece kur'an'da bulunmaz veya sadece oradan çıkartılmaz. bu dinle alakasını koparmak istemeyen, cahil, zayıf imanlı veya münafık insanların, müşrikliğini örtmeye çalışanların, gizli deistlerin iddiasıdır. sözlüğe geldiğim günden beri bu konuyu farklı başlıklar altında defaatle işledim. samimi olan bir kişi biraz fıkıh usulü okuyarak bu konu hakkında kendini aydınlatabilir. tekrar girmeyeceğim o sebeple.
son olarak, zaten hz. ebubekir ve hz. ali kendi dönemlerindeki mürtedlerle savaşmışlardır bu hüküm gereğince. misal olarak rasulullah (s.a.v) vefat ettikten sonra namazı terk edip islam devletine bir daha zekat ödemeyeceklerini deklare eden, mürted arap toplulukları zuhur etmiştir. hz. ebubekir'in halife olduktan sonra ilk işi bunlarla savaşmak olmuştur. he öyle mi kafanıza göre takılın özgürsünüz dememiştir. hz. ali de keza öyle. bunu liberal bi kafayla anlamlandırmak zor olsa da hikmetleri var ama bu ayrı bir konu. bununla ilgili müstakil eserler bile var. önce kıvırmadan dini olduğu haliyle kabul edip ardından emir ve yasakların hikmetini, sebebini anlamaya çalışmak lazım gelir.