tanımlanmaya çalışarak değeri düşürülmeye çalışılan bir şehirdir. edebiyatcılar orospuya benzetirler. kahpe vs... alkole benzetilir, eski sevgiliye benzetilir. ben tanımlayamıyorum istanbulu. hiçbir zaman istanbullu olmadım, olamam da. ama zaten gerçekten istanbullu da çok az kaldı. görünmüyorlar, evlerinden çıkmıyorlar herhalde.
bir şehri en güzel neyi yansıtır? istanbulu eskiden hem güzellikleri hem de insanları yansıtırdı. okuduğum kadarıyla söylüyorum tabi bunu. şimdi bakınca o insanlar yok artık. geriye sadece eserler kalıyor. ki onlar da artık politik oyunlara yenik düşüyor. istanbul'a ilk geldiğimde, istiklal caddesine ilk ayak bastığımda binalardan sonra kaldırımlar dikkatimi çekmişti. bir yere bakıyordum bir göğe. şimdiyse kafam sürekli sağa sola oynuyor, tinerci nereden gelicek, travestisi nereden gelicek diye...
dediğim gibi ben istanbullu değilim. ne burada yaşıyorum ne bir şey... sadece 3-4 ayda bir, birkaç günlüğüne gelirim. önceden bir buçuk ayda bir gelirdim. bu süre gittikçe uzuyor. ben istanbulu çok severdim. artık çok sevmediğimi farkettim.
değerini düşürmek istemeden bir tanımda ben yapayım entry doğru olsun diye. istanbul bence bir travestidir. bu kadar...