notis sfakianakis

entry13 galeri
    12.
  1. Ta klemmena adlı şarkısında adam bildiğin Türklere hakaret etmiş. Yok kutsal olanı çaldılar vs.
    Bu herif zaten faşist gibi bir şey.
    Sözleri şu şekilde :
    Μία τσιγγάνα μου ‘χε πει πως είμαι απ’ το Αϊβαλί
    Bir çingene bana demişti ki Ayvalık’tanım.

    κι εγώ θυμήθηκα τα λόγια του παππού μου.
    Ve ben dedemin sözlerini hatırladım.

    Στη Σμύρνη έφτιαχνε γλυκά και η γιαγιά μπαχαρικά
    izmir’de ninem tatlılar yapardı ve baharatlar (hazırlardı),

    μέσα στο σπίτι του πατέρα του δικού μου.
    Benim babamın babasının evinin içinde.



    Τα χρόνια που ’μουν πιο μικρός, αναρωτιόμουν συνεχώς
    Daha küçük olduğum yıllarda, sürekli merak ederdim

    γιατί ’χε πάντα το μπαούλο γυαλισμένο.
    neden sandığı her zaman parlatılmış olurdu.

    Και πριν πεθάνει μου ’χε πει να του φυλάξω το κλειδί
    Ve ölmeden önce bana anahtarını saklamamı söylemişti

    κι είδα το βλέμμα το στερνό του φοβισμένο.
    ve son bakışını gördüm, korkmuştu.



    Στην Πόλη στην Αγιά Σοφιά, δακρύζει πάντα η Παναγιά
    istanbul’da, Ayasofya’da, Meryem Ana her zaman gözyaşı döker

    γι’ αυτούς που έφυγαν διωγμένοι μες στα πλοία.
    gemilerin içinde sürülerek gidenler için.

    Στην Πόλη στην Αγιά Σοφιά, ακόμα καίει μια φωτιά
    istanbul’da, Ayasofya’da, hâlâ bir ateş yanar

    γιατί μεμέτηδες δανείζονται τα θεία.
    çünkü memetler kutsal olanı ödünç alırlar.

    Not: μεμέτηδες (memetler) kelimesi Yunancada küçümseyici/alaycı bir ifade olarak Türkler için kullanılır.



    Έφυγε δίχως παιδεμό, μα έζησε ξεριζωμό
    Vedalaşmadan gitti ama kökünden sökülmeyi yaşadı

    αυτήν την λέξη την πρωτάκουσα στα έξι.
    bu kelimeyi ilk kez altı yaşında duydum.

    Είχα ρωτήσει να μου πει την ιστορία απ’ την αρχή
    Hikâyeyi baştan anlatmasını istemiştim

    κι όπως μιλούσε έσταζε αίμα η κάθε λέξη.
    ve konuşurken her kelime kan damlatıyordu.



    Γι’ αυτό το άνοιξα κι εγώ το κασελάκι το παλιό
    Bu yüzden ben de o eski küçük sandığı açtım

    κι είδα τα λίγα που ’χε πάρει, τα κρυμμένα.
    ve aldığı az şeyleri gördüm, sakladıklarını.

    Κανέλα, σμύρνα και νερό απ’ τα παράλια θαρρώ
    Tarçın, mür ve kıyılardan su sanırım

    και λίγο χώμα από τα μέρη τα κλεμμένα.
    ve çalınmış yerlerden biraz toprak.



    Στην Πόλη στην Αγιά Σοφιά, δακρύζει πάντα η Παναγιά
    istanbul’da, Ayasofya’da, Meryem Ana her zaman ağlar

    γι’ αυτούς που έφυγαν διωγμένοι μες στα πλοία.
    gemilerin içinde sürülerek gidenler için.

    Στην Πόλη στην Αγιά Σοφιά, ακόμα καίει μια φωτιά
    istanbul’da, Ayasofya’da, hâlâ bir ateş yanar

    γιατί μεμέτηδες δανείζονται τα θεία.
    çünkü memetler kutsal olanı ödünç alırlar.
    0 ...