Meursault diye bir tip var, annesi ölüyor, adamda tık yok. Ne üzüntü, ne sevinç. Sonra gidiyor plajda Arap falan vuruyor, sebep desen, "Güneş gözümü aldı" diyor. bildiğin absürt. Kitabın bütün olayı da bu zaten. Hayatın, dünyanın anlamsızlığı. Ne yapsan boş kanka, eninde sonunda herkes ölüyor, yaptığın şeylerin bir karşılığı yok. Olay mahkemeye taşınıyor, adamlar cinayetle değil de adamın anasının cenazesindeki soğukkanlılığıyla ilgileniyor. Tam bir saçmalık, tam bir varoluşsal kriz yani.