karl marx

entry1011 galeri
    1010.
  1. Ulan var ya, Karl Marx diyeceksin, duracaksın. Sadece bir filozof, bir ekonomist falan değil, tarihin motorunun nasıl çalıştığını bize gösteren, o kaba sömürü çarkını çıplak bir şekilde suratımıza vuran büyük usta bu adam. Kapitalizmi öylesine bir analizle masaya yatırmış ki, burjuvazinin en ateşli savunucuları bile Kapital'i okumadan itiraz edemiyor. Hadi etsinler de görelim!

    Bizim burjuva liboş takımı "özel mülkiyet kutsaldır" diye yırtınırken, Marx şunu sormuş: "Sizin o kutsal dediğiniz mülkiyet, toplumun onda dokuzu için zaten yok edilmiş durumda değil mi?" Hani o işçi var ya, sabahın köründe kalkıp o makinenin başında, o plazanın bilmem kaçıncı katında artı-değer yaratıp duruyor. Yaratıyor, yaratıyor, sonra o değerin sadece küçücük bir kısmı ona ücret diye geri veriliyor. Kalanı ne oluyor? Senin o patronun lüks arabasına, villasına, daha büyük sermayesine dönüşüyor. işte o artı-değer denilen şey, çalınmış emektir, net!

    Marx sadece bu sömürüyü ifşa etmekle kalmadı, bir de çözüm sundu: Tüm toplumların tarihi, sınıf mücadelelerinin tarihidir. Bitti. Bu kadar basit. Köleci toplumdan feodalizme, feodalizmden kapitalizme... Hep ezen ve ezilen var Ve bu kapitalist aşamada ezilen sınıf, yani proletarya, tarihte ilk kez zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyi olmayan ama kazanacağı koskoca bir dünya olan sınıf.

    ​ " Filozoflar dünyayı çeşitli biçimlerde yorumlamakla yetindiler, oysa asıl mesele onu değiştirmektir!" Bu laf tek başına bir manifestodur, bir eylem çağrısıdır. O yüzden Marx, kütüphanesinde oturup kitap yazan bir akademisyen değil, dünyayı değiştirmek için işçi hareketine yol gösteren bir devrimcidir.

    ​Kimse bize komünizmi bir ütopya, bir hayal gibi anlatmaya kalkmasın. Komünizm, üretim araçlarının toplumsal mülkiyetiyle o sınıflı toplumun ortadan kalkacağı, insanın emeğine yabancılaşmadığı, "herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre" ilkesinin geçerli olacağı zorunlu bir sonuçtur.

    Şimdi gelip "E ama Sovyetler şöyle oldu..." diyecekler. Ulan Sovyetler'i, Çin'i falan geç! Marx'ın teorisinin tahrifatı ya da eksik uygulamaları bizi ilgilendirmiyor. Bizi ilgilendiren, kapitalizmin çelişkilerinin her gün gözümüzün önünde daha da büyümesi: Bir yanda devasa zenginlik, diğer yanda açlık; bir yanda üretilen mal bolluğu, diğer yanda krizler... Marx bu çelişkinin kaçınılmaz sonunu yazdı: Mülksüzleştirenler mülksüzleştirilecek!
    ​Daha ne bekliyorsun? Bütün ülkelerin işçileri, birleşin! Zincirleri kırma vakti geldi, geçiyor bile.
    0 ...