ideolocya örgüsü, hal ve manzara (I-1) tahlilinden:
“Türk Milletinin hakikî ve mefkûrevî hayata kavuşturmak için, onu, yedi ölüm tehlikesinden kurtarmak lâzım..
Tehlikelerden dördü iç, üçü de dış istikamette...
iç ölüm tehlikelerinden birincisi, tarihimiz boyunca, bizi, islâmiyetin her zaman ve her mekâna zaferle tatbiki kazancından alıkoyan ham softa ve kaba yobaz... Yarın muazzez ve mukaddes iman kaynağımızın zaferi gerçekleşirse, bu hastalığın nüksüne mâni çare bu tiplerin tasfiyesi usuliyle en başta mütalâa edilmelidir. Ham softa ve kaba yobaz, dinî hükümler çerçevesine bağlı gerçek mü’min değil, (Büyük Doğucu, işte, şeriatten kıl feda etmeyecek olan o, mü’mindir) dini kendi havasız ruhuna ve kör nefsaniyetine tâbi kılan vecdsiz, idraksiz ve nasipsiz ezbercisi...
ikinci tehlike, Tanzimattan bu yana, iman ve ahlâk güvesi Yahudi ve Dönme dehasının türettiği, köksüz ve taklitçi nesiller kolu... Bugün derdini en şiddetle çektiğimiz bu âfetin üzerine yanmamış kireç döküp bu köksüzler kökünü kurutacağımız gündür ki, her şey halledilmiş olacaktır.
Üçüncü tehlike, çiy etin dövüle dövüle pişirilmesi gibi her çareye başvurarak önlenmesi gereken an’anevî fikirsizlik halimiz... Büyük Türk tefekkür iklimini kuruncaya kadar, Hint fakirleri tarzında nefesimizi dakikalarca içimizde tutsak yeridir.
Dördüncü tehlike, bu üç tehlikenin birincisini dinsizlik adına makûsen (tersinden) ikincisi ve üçüncüsünü de aynen ve mebsuten (yüzünden) temsil eden eski (C.H.P) tipleri tarzında devrim ağaları... Türk Milleti, ağalıkları ilga eden ve hâkimiyetin millete olduğunu söyleyen bu beterin beteri ağalık ruhunu tasfiye etmedikçe her ümide paydos!
Dış ölüm tehlikelerinden birincisi, komünizma... O, bir gün dünyada ve Türkiye’de tahakkuk edecek olursa, güya hakkını koruduğu (Proleter) adına, hakkını korumaya lüzum olmayan (proleter) olarak Türk Milletini gösterecektir!
ikincisi, bugün geçmiş, fakat bir gün tekrar baş kaldırmayacağı temin edilemez olan faşizma ve nazizma... Yatalak zamanlarında garp demokrasyalarının azmanı olarak türeyen faşizma ve nazizma, hâkimiyet plânını ele geçirseydi, Türk Milletine düşen vazife, yine, topyekûn Haymana ovasını sulamak memuriyetinden başka bir şey olmayacaktı!
Dış ölüm, tehlikelerinden üçüncüsü, bugün doğu istikametinden gelmesi melhuz olduğu kadar, yarın batı istikametinden gelmesi melhuz, an’anevî Garp emperyalizması.. Beynelmilel Yahudilikle el ele, garp emperyalizması. Buna karşılık biricik tedbir de, yine, daima ve mecburen demokrasyalar tarafını tutup, onlara iç tekevvün hakkımızı teslim ettirici bir bünye sahibi olmaktır.
içeriden ve dışarıdan 7 ölüme karşı mücadele zorunda olmak!... Evet, Türk Milleti, hakikî ve mefkûrevî bir hayata ulaşabilmek için, Garp dünyasının üç şubesine karşı ayrı ayrı müdafaa ve mahafaza tedbirleri aldıktan sonra, içeriden de her biri bu tehlikeler çapında dört ölümü tepelemek borcunda..
Bütün bir tarih seyrinin bugün sırtımıza yüklediği mahkûmiyet bakımından bu kadar çetinlik belirtici bir kurtuluşun kefaleti, hangi fikirler manzumesindedir. «Büyük Doğu», işte o fikirler manzumesinin ismidir!”