tel aviv veya kudüs'ün israil tarafından başkent ilan edilmesi.
on binlerce yıllık insanlık tarihinde bireysel ve toplumsal mülk edinme (toprak, ülke, arazi, arsa, mekan, yurt vb her ne diyor-nasıl değerlendiriyorsanız, bu sahiplenmeler) iki şeyle olmuştur, bundan sonra da olacaktır.
1- güç.
2- akıl.
en ilkel insan yaşamında bile mülk edinme - elverişli yeni yaşam alanı için insanlar ellerinde olan gücü paylaşarak (av hayvanlarından elde ettiği eti, deriyi veya kabilesinin çoğalmasını sağlayan kadın, korunma ve iş-bilek gücü için erkeklerinden bir kısmını vererek) kullanarak bölgede hakim kabileden arazi sahibi olmuştur.
ya da ellerinde olan gücü paylaşmayarak o hakim kabileyi yok ederek orada kendine yaşam alanı yaratmıştır.
günümüzde ise bireysel ve toplumsal mülk edinme için yine gücü (ekonomik, siyasi, politik, askeri-silah gücü) etkin olarak kullanıyor.
tüm bunları ise akıl ve zeka ile uyguluyor.
güç ve akılın ortaya çıkardığı bu devinim hareket ile elde edilen sonuçlar yasalar kanunlarla onaylanması kaçınılmaz.
kim ne derse desin, yasalar ve kanunlar güç ve akılın yanındadır. çünkü bu yasalar güçlü ve akıllı olan galipler-yönetimler, mülkün sahibi tarafından yapılıyor.
yahudiler o topraklarda araplardan, romalılardan, mısırlılardan, müslümanlardan, hristiyanlardan önce vardı.
siyonist dediğiniz halkı israiloğulları olarak düşünürseniz teknik olarak yahudilikten - hz. musa gelmeden önce de o topraklarda siyonist yahudi dediğiniz, işgalci dediğiniz bu halk yaşıyordu.
bunun için kalkıp da yahudileri işgalci görmeyin.
eğer yahudiler işgalci diyorsanız birilerine göre anadolu'da bizde işgalciyiz.
kıbrıs'da işgalciyiz, rumlar haklı olur.
bosna-hersek de işgalci olup sırplar haklı olur.
din, ırk temelli değerlendirme yapıp israil filistin konusunda konuşurken (hele ki en çok güldüğüm işgalci konusu) ağzınızla kulak arasında olan mesafeyi düşünün.
ya ağzınızdan çıkanı kulağınız duymuyor, ya da söylediğinizin ne anlama geldiğini bilecek akıl ve zekanız yok demektir.