“Onların ne etleri ne de kanları asla Allah’a ulaşmaz; fakat O’na sizin takvânız ulaşır. Allah onları size böylece boyun eğdirdi ki, sizi doğru yola ilettiğinden dolayı Allah’ı tekbir edesiniz. Güzel davrananlara da müjde ver.” (el-Hac, 22/37)
Allahu Teâlâ, mü’minlerin kurban bayramı gününde yerine getirdikleri ibadetlerin kurbanlık hayvanları sevk etmeleri, güzel ve semiz olanlarını seçmeleri, bunları Allah rızası için kurban etmeleri gibi amellerin– kendileri için bir fayda olduğunu, kalplerini Allah’a karşı takvâ ile eğiten bir vesile olduğunu beyan etti. Bu yapılanların Allah’a herhangi bir faydası yoktur. Allah’a ulaşan ne etlerdir ne de kanlar; O’na ulaşan ancak sizin kalplerinizdeki takvâdır. Allah, kullarının ihlâsını ve salih amellerini bildiğinden dolayı onlara ecir verir.
Ayrıca şöyle de denilmiştir: Câhiliye dönemi müşrikleri, kurbanlarını Kâbe’nin yanında keser, kanlarını Beytullah’a sıçratarak Allah’a yaklaşmayı umarlardı. Allah Teâlâ ise, kullarından dilediği şeyin böyle bid'at ve bâtıl davranışlar olmadığını, asıl istediğinin kalplerde yer eden takvâ olduğunu beyan etti. Müşriklerin zannettiği gibi bu tür uygulamaların Allah’a bir yakınlık sağlamayacağını, bilakis bunun bir sapkınlık olduğunu ortaya koydu.