bu adama kaliteli diyen var; fahişelerle telefonda küfürleşen, otoparkçıları ana avrat küfürler eşliğinde tehdit eden, hayatını tamamen siyasette ve herhangi bir proje üretmeden salt boş laflarla ona buna güya ayar vererek, tek bi işinden tutmamış, ağzına sakız ettiği teknoloji, endüstri bilmem kaç sıfır hakkında en ufak bir fikri olmayan, hiç bir işte uzmanlaşamamış, excelde düşeyarayla iki veri setini birbiri içinde arat desen beceremeyecek, sırf dershanede fizik öğretmenliği yaptı diye bazı cahillerce bilimin savunucusu, türkiye aydınlanmasının önderi falan olabileceğini düşünen, sırf kendi egosu ve siyasi istikbali için bütün bi ülkenin kaderiyle oynamayı göze alabilen bir adama... kaliteli diyen adam var.
benim için kendisi bi turnosol artık, bu elemanı destekleyen bi primatla bu hayatta paylaşabileceğim tek bişey bile olamaz. bi de z kuşağı falan destekliyormuş ağırlıklı. e z kuşağının balon bi kuşak olduğunu, nasıl bi cehalet içinde yüzdüklerini ortaya koymak da bu adama düşüyormuş demek.
başka bi tanesi de demiş ki yok işte kılıçdar'a karşıydınız, adam zorla kendini aday yapınca iki günde kılıçdar övüp bunu gömmeye başladınız.
bak güzel kardeşim 35 yaşındayım, bugüne kadar herhangi bir partiye oy vermedim, tek bi seçimde oy kullandım, o da başkalık referandumu, gelsin mi gelmesin mi diye. oyumun ordaki rengi şimdiye kadar yazdıklarımdan açıktır diye düşünüyorum. bu seçimde gidip kılıçdar'a gavur vururmuş gibi basacam o mührü, çıkıp pusulanın üstünde tepinecem öyle diyim sana. benim gibi hayatının ilk oyunu kullanacak bi sürü de tanıdığım var. bugüne kadar chp'si bilmem neyi dahil türkiye'deki vasat, programsız, popülist siyaset dahil olacak kadar küçültmeyi göze alamamıştım kendimi, bu kez aksi gibi küçültüyor da olmayacağım oyu basarken.
konunun kılıçdar'la falan alakası yok. kılıçdar harika adamdır falan diyen yok, ama belli ki kazanması oldukça muhtemel ve ali babacan'lar falan sayesinde elinde gün gün uygulanmak üzere hazır, ilk 100 günde ne yapılacağını satır satır ortaya koymuş bir program var. yoksa kılıçdar ve ekibine bıraksan onlar da programsız. ama bütün türkiye toplanmış bir araya gelmiş ve ellerinde uygulamak üzere güzel bi programları, her sorunda ayrıntılı çözüm önerileri var.
ben istanbul'un göbeğinde işten saat 8'de çıkıp yağmurun altında bir saat taksi beklemek zorunda kalıyorsam, günlük hayatım bunun gibi binlerce ufak detayla her an sikilme tehdidi altındaysam, götümü yırta yırta güzelleştirmeye çalıştığım, nakış gibi örmeye uğraştığım kendi hayatım bu ülkenin ahval ve şeraitinden dolayı sürekli ama sürekli aşağıya çekilip rezil rüsva ediliyorsa/edilme tehditi altındaysa, müdahale ederim kardeşim. milyonlarca aklı başında, düzgün yaşamak isteyen insan için de bu böyle. çoluk, çocuk, cahil cühela çekilecek kenara bu insanlar bu ülkeyi tekrar inşa edecekler. öyle ya da böyle.
cebinde paran var, taksi bulamıyorsun parasıyla. çüş yani. adamlar bu kadar basit bi şeyi bile çözmeyi gerekli görmüyor, zahmet etmiyorlar. milyonlarca insan mağdur bundan, taksi sayısını artırmak, überi serbest bırakmak gibi çok basit hamlelerle çözülebilecek bi konu, 5 yıldır falan hergün daha kötüye gidiyor. çözmüyorlar. çünkü siklerinde değil senin bi taksi bulacam diye kaç saat beklediğin, dahası bindiğin siktiğimin taksisinde nasıl bir davarla, sabıkalı manyakla muhatap olmak zorunda kalacağın falan. onu da bu taksicileri bir şirkete bağlamak, belli sertifika
sürekli eğitimlerle taksi şöforlüğünü belli standardlara bağlayıp takibine yapmak, önüne gelenin taksi şoförü olamadığı bi hareketle çözüm bulabilirsin. onu da yapmıyorlar mesela. böyle binlerce çözümü çok kolay, hayat kalitesini arttıracak problem var ortada. çözen, dert edinen yok.
yani vatandaş'ın kılıçdar'ın arkasında böyle bi destek ve birlik oluştuğu durumda seçimi tehlikeye atan herkese net bi mesajı var, akp ile girişecekleri kavga öncesinde. kader filmi'nde kahvehanedeki dövüş sahnesinde engin akyürek'in elemanı burnundan tutup kahvehanın yerine serdikten sonra kahve ahalisinde haykırdığı gibi; "karışanı sikerim"... buyur muharrem, illa karışasın var belli ki ama bunun bedeli de olacağını biliyorsun. aklın yok çok, bişey olmaz sanıyorsun, yok olur kardeşim. burada fiziki bir şiddetten falan bahsetmiyorum, vatandaşın bundan sonra sana olup olabilecek en temiz var görmezden gelinmek, daha kötü şartlarda tüm hayatını protesto altında geçirmek.
bu ülke için, çok şans eseri (başkanlık sistemi sayesinde) tam da olması gerektiği gibi bir aritmetik ortaya çıktı bana kalırsa millet ittifakında. türkiye fena sağa çeken bi ülke, doğal pozisyonu sağda, dengede kalsın diye tarafsız kalıp bıraktın mı sağa düşen bi ülke. sağcıların da çok akıllı olmamak, cin fikirli olmak gibi bi özellikleri var. akılları kendine yani, başkasına faydası olacak aklı üretmekten kaçınırlar. oysa herkesin faydasını maksime ettiğinde kendi faydanın da maksimize olacağı gibi basit utiliantarist bi fikri algılamazlar. herkes kötü durumda olsun ben de kötü olayım ama onlardan bi tık iyi olayım fikrine okeydirler, hatta tercih ederler. kıyasen çalışır kafaları. değişik bi sağ sol tanımı yapmış oldum. absolute değil relative fayda maksimizasyonunu tercih eden kişidir sağcı. solcu da tersi haliyle. o yüzden bu ülkeyi sol iktidarların yönetmesi, ülkenin sağa çekmemesi açısından uygun. ama solcuların da başka problemleri var. bunlar da akılsızlar. sağcılardaki o cin fikirlilikten yoksunlar. yontulmamışlar falan biraz, beceriksizler ve en önemlisi programsızlar. bak sağcılarda bu kısım iyi, manyağına programlı adamlar, akp'nin son 20 yılda çevirdiği dalavereli işleri koordine falan edebilmen için 100 terabayt hafızıları dev bi quantum bilgisayarının yapay zekasını falan kullanıyor olman gerekir. öyle mahirler bu konuda. neyse bu ali babacan denen adam da bu eksiği tek başına kapatıyor. solcular yönetsin ama solculara aklı, planlamayı, uygulamayı ali babacan gibi akıl sahibi bir liberal yapsın. bu ülke için daha iyisini düşünemiyorum. davutoğlu'nu ne yapacaklar çok bir fikrim yok, geçiştirirler gibi geliyo. sembolik, önemi olmayan bi pozisyonda olduğu sürece dert değil, hiç olmamamsı daha tercih sebebi olacak olsa da, belli bir oy potanisyeli var sonuçta
sonuç olarak; ince'ciler, ne ayaksınız olm siz. aklınız mı yok mk.