ileri derecede rilke takıntısı olduğunu farkettiğim büyük felsefeci, şair. hayatım boyunca okuduğum en iyi rilke çevirisi de kendisinin. yol üstü uğradığım bir anadolu kasabasında bulunan basit bir sahafta rilke'nin sancaktarını bulmak mutlu etmişken, o kitabın oruç aruoba çevirisi olması anı keyifli bir mucizeye dönüştürmüştü.
haiku tarzı şiirin türkiye'deki nadir örneklerini vermiştir. her ne kadar ülkedeki şiir akımlarında haiku esintileri görülse de onlar sadece esintidir, haiku değil. aslında esinti demek bu yazın türüne hakaret bile sayılabilir, bilemiyorum.
kitabın son sayfasında haiku'ya dair şöyle bir not düşmüş; 'haiku, okurundan önce yazarını şaşırtmıyorsa, yazmaya da değmez.' varlık yay. 1999, sf 139.