Attığı twitler ile içinde olduğu uyguladığı politikalar şu salgın sürecinde siyah ile beyaz kadar bir birine zıt durumda.
Tıpkı kaçak evinizi yıkmaya gelen zabıta gibi "abi ben ne yapayım, emir kuluyum" demesi gibi bir durumun vücut bulmuş hali.
Tek adam rejiminin Türkiye'yi getirdiği durum bu.
ikinci dalga olur da yoğun bakım üniteleri yetersiz kalırsa ve yaşanan ölümlerde ilk önce suçlanacak 2 kişiden biri.
Diğeri de iç işleri bakanı.
Şu an istanbul ve izmir gibi virüsün merkez üsleri seyahat kısıtlaması kalkması ile Anadolu'ya kaymakta.
Turizm sezonu ve fındık tütün çay vb hasatı ile ak deniz ve kara deniz başta olmak üzere virüsün Yeni merkezleri olma ihtimali de var.
Zaten şu an salgın ve yeni vakalar ekseriyetle istanbul Ankara izmir gibi büyük şehirlerden ziyade Anadolu Doğu ve sahillerde görülmektedir.
Virüs yayılma hızı düşmedi, kısıtlamalar ile yavaşladı ve seyahat yasakları kalkması ile salgın merkezinden diğer düşük yerlere yayılmaya başladı ve şu an virüs kuluçka döneminde olduğu için yeni vakalar istatistiklere bulgulara yansımıyor.
Umarım düşündüğüm olmaz.
Eğer böyle olursa boğaz köprüsününü kapatmak istanbul'a Ankara izmir'e vb şehirlere girişleri durdurmak zorunda kalırız.
Çünkü; Türkiye'nin üretimi katma değeri vergisi bu illerden sağlanıyor.
20 bin umreci geldikten sonra virüs salgını ne hale geldi?
Ya milyonlarca turist gelirse nasıl bir tehlike risk altında olduğumuzu tahmin ediniz.
Çoğu Corona taşıyıcısında semptomlar ortaya çıkmıyor ki genç ve sağlıklı olanlar taşıyıcı olarak en büyük tehlike.
Ve bu tehlikeyi gizlemek için o zaman virüs bulaşmıyor diye saçmalama yapanlar bile var.