Hristiyan Avrupalı için istanbul ve Ayasofya çok önemlidir. istanbul önemlidir. Çünkü Hristiyanlığın beş büyük merkezinden (Kudüs, istanbul, Roma, Antakya, iskenderiye) biridir. Dini siyaset açısından ise Batı Roma'nın merkezi Roma'nın yanında, Doğu Roma'nın merkezi olduğu için de çok önemlidir. Bu yüzden istanbul'a dair Hristiyan inançlı bir mitoloji de oluşmuştur. Fatih'e kadar Avrupalılar ve Bizanslılar, Isa, Kutsal Ruh ve Meryem'in koruyacağından dolayı istanbul'un asla alınamayacağına dair bir efsane vardı. Bu yüzden Türk ordusu şehre girdiğinde bile Bizanslılar, Kutsal Ruh'un gökten inip, elinde tırpanıyla bizi süreceğine inanıyordu. Fetih, bu inanca dair oluşan mitolojiyi de çökertti.
AyaSofya'nın önemi de, yüzlerce yıl en büyük Hristiyan kilisesi olmasıdır. Hatta Iustinianus'un Ayasofya'nın inşaatından sonra kendisiyle Süleyman'ı kıyasladığı ve Süleyman Tapınağı'nı geçtiğini söylemesi de bilinen bir rivayettir. Yani Ayasofya, Hristiyan bilinçaltında Süleyman Tapınağı'nın karşıtıdır.
Bu yüzden Fatih'in AyaSofya'yı camiye çevirmesi, fetihle birlikte Hristiyan dünyasına vurulan en büyük darbe olmuştur. Öyle ki, Hristiyan dünyasını Kudüs'ün Ömer tarafından alınması bile bu kadar sarsmamıştır.
Dolayısıyla Ayasofya'nın ibadete açılması, bütün dünyada etkisi çok büyük olacak bir olaydır. Hatta bırakın ibadete açılması, sembolik de olsa Kur'an okunması bile dünyanın birçok noktasını, en başta Yunanistan ve Rusya, çıldırtacak olaylardır. Bu yüzden de AyaSofya meselesi bir dini mesele değil, ondan çok daha büyük bir meseledir...