külhani bi jargonla, gassaray ve boğaziçi mezunu olmaktan kaynaklı garip bir beyinle ve ukalalıkla harmanlanan, bolca yer, yemek, içki adı sayarak, betimlemelerini turizm rehberi derekesine düşüren (barcelona hakkında bir yazı yazmıştı o zaman "barcelona'nın kızlarının kalçaları şöyledir" gibisinden bi muhabbete girmemişti çok şaşırmıştım) bu arada, "ben de bi zamanlar solcuydum"u kör gözüm parmağına bi tarzda, kafamıza vura vura belleten yazılar yazan bir kişidir kendileri...bu üslubun daha başarısız örneğini hadi uluengin'de görebilirsiniz. (daha rafine şekline bazen hilmi yavuz'da ya da attila ilhan'da rastlanabilir.) solculuğuna gelince, bu bir tutunma taktiğidir; eski solcu olduğu için ya da bu etiketle medyada istihdam edilen köşe yazarları arada sırada hafif tertip "operasyon"lara girişirler. (engin ardıç bunu sık sık yapar. eski yazılarından birinde, solun cinsel muhafazakarlığını eleştirirken kollontay'dan örnek vermişti.) burada önemli olan husus, yazarı ister 68'li yapsın, ister "solcu" yazdığı şeylerin güncel politika itibariyle "kırmızı çizgiler"i ihlal etmemesi, devletin hassasiyetlerini dikkate almasıdır.
bu arada, "kepi püsküllü arkadaşlar" falanjistler mi acaba?