müziğinde arabesk öğeleri fazlaca kullandığı bir gerçek. ancak rock yapmadığını söylemek veya ima etmek saygısızlıktan başka birşey değildir. zira gün ola harman ola albümünü inceleyecek olursak, rahatlıkla albümün hard and heavysoundunda olduğunu söyleyebiliriz. avrupalı ve amerikalı benzerlerinden kalite, üslup ve tarz olarak hiçbir farkı yoktur. fazlası da şudur: arabesk ve batı müziğini harmanlamasıdır. bu bahsettiğimiz şey aşağılanacak kadar basit bir olay değildir. kaliteli bir müzik bilgisi, yaratıcılık ve iyi bir aranjman gerektirir.
ayrıca müziğindeki arabesk öğelerin nedenine; müziğe başladığı dönemlerde türkiye'de dinleyici kitlesi olmadığını rahatlıkla ekleyebiliriz. sanatçının hayatı büyük zorluklarla -ki bir sanatçının en büyük hüsranı anlaşılamamaktır- hayatını idame ettirebilme çabalarıyla geçmiştir. albümlerinin en azından kendisini idame ettirebilecek kadar satılması için bu yönteme başvurduğu apaçık. buna rağmen her albümünde saf klasik rock sounduyla denemeler yapmaya özen göstermiştir.
zaten müziğe başlayışı, ingilizce parçalarla ve avrupa'da olmuştur. bu da türkiye'de o dönemlerde bu müziğin dinleyici kitlesi olmadığının delilidir.
ayrıca kapasitesi, rock ve arabesk ile de sınırlı değildir. yine gün ola harman ola albümünden örnek verebiliriz. albüme adını veren şarkı ve züleyha isimli şarkı arabesk öğelere değil halk müziği öğelerine sahiptir. ayrıca konserlerini takip ederseniz sıkca blues besteler çaldığını veya kendi bestelerini blues sounduyla icra ettiğini rahatlıkla anlayabilirsiniz.
buna rağmen, hala birileri müziğini arabeske kaçmakla -sanki arabesk öğeler kullanmak bir suçmuş gibi- suçluyorsa, suçlamalarda bir eksiklik veya yanlış var demektir. kişisel olarak beğenilmeyebilir ama yiğidi öldür hakkını yeme deyişi de bu konu hakkında pek manidar.