public te sevişmek

entry2 galeri
    2.
  1. güzel bi yanı yok. bikez denedim, bi daha da denemem.

    birkaç yıl önceydi, o sıra arabam vardı, bir kızla üç dört gün yazıştık, kamerada konuştuk falan derken tutuştuk. geleyim mi oraya dedim, çok sevinirim dedi. cici bi kız gibiydi. atladım arabaya bi hafta sonu anadolu'nun alakasız şehirlerden birisi olan o şehre gittim, buluştuk, ilginç bi enerji kimya oldu, buluşmanın onuncu dakikası arabadan indiğimde benim malafingo başkaldırıya başlamıştı, giydiğim kumaş pantolondan belli olan bu manzarayı gören hatun gözlerini kaçırmadan baktı, kahkaha attı, "naptın sen ya, rezil ediceksin, indir şunu" dedi. aha dedim feyk taxi, olaylar yaşanacak.

    bi iki saat dolaştık, oturduğumuz her kafede mekanda ayırt etmeksizin yiyişmeye, ön sevişmeye başladık. kız yaşadığı küçük şehrin toplumsal hayatına bi tepki olarak gelmiş gibiydi dünyaya, muhafazakar tüm değerlere savaş açmış, hiç kimseden çekinmeden kafasına göre yaşayabileceğini haykırırcasına cüretkar davranıyordu.

    sonra tekrar arabaya bindiğimiz elini oraya attı, sıvazlamaya başladı, hayatımda başıma ilk kez böyle bişey geliyordu, sonra kemeri maharetli bi şekilde çözdü çıkardı, ben arabaya sürerken o da copcopa başladı. bu sırada çevreyolu gibi şehirler arası bi yola çıkmıştım, camlar filmsiz olduğu için rezalet yaşansın istemiyordum. kızınsa umrunda değildi rezalet. blowjob sürerken ben de dikiz aynadan arkadan gelen arabaları takip edip beni geçmelerini engellemeye, böylece geçerken de arabada yaşananları görmelerine mani olmaya çalışıyordum, bu yüzden hızlandıkça da hızlanıyordum. arkadan 60 km/saat ile gelen bi araç görünce ben 80, 80 ile gelince ben 100'e, 100 ile gelen görünce ben 130 km'ye en son da gelmeye yakın 150 km hıza çıkmıştım. adrenalin damarlarda tavan yapmıştı ki, mutlu son. sonra oralarda biraz daha oyalandı, kafasını çekti, ben bekliyorum ki kiloyla geldiğim yavrucaklar ortalığı batırmış falan olacaklar ama o da nesi, yemiş yutmuş topunu. böyle bi seks bağımlısı hayatım boyu görmemiştim ama bi yandan da korkuttu bu beni.

    artık yavaştan geri döneriz diye umarken kız şimdi sıra bende, senin işin görüldü dedi. aha dedim yandık, ben tamamım yani, götümü bi takım ihtiyar heyeti üyesine kestirmeden ayrılmak istiyorum oralardan ama yok, tutturdu ormana gidip public yapıcaz. şöyle söleyim o gün ben gördüm ki türkiye'de insanın olmadığı tek metre kare yer yok. en az 10 farklı köy yoluna belki burda skişilir düşünesiyle girdim ama hepsinde ilerledikçe tek tük de olsa ev, araba, insan vardı sağda solda. en son bi ağaç kalabalığının yanına arabayı park ettim, indik ufaktan ormana benzer ama orman da olmayan ağaç oluşumunun içine daldık.

    sonrası mı? dize kadar sıyrılmış pantolonların kısıtladığı hareket imkanı, dizlere kollara sırtlara omuzlara batan taş, ağaç kabukları, götlere kaçan toz toprak yapraklar, bi türlü gelemeyen ben, kızın sen beni beğenmedin hüzünleri, benim yok aslında şundan oldu, yok aslında bundan oldu izah çabalarım, sonuç bir daha ne aramam ne sormam.

    demem o ki arabada çektirilen blow job hayatımın ne kadar en iyi seksüel deneyimlerinden birisiydiyse, public seks de bir o kadar en kötüsü. denemeyin, denetmeyin, pornoda durduğu kadar steril ve zevkli olmuyor.
    1 ...