Trafik, çamurlu yollar, her şeyin sahtesinin satıldığı dükkanlar, kapkaççılar, tinerciler, her fraksiyondan teröristler, magandalar, kabadayılar, serseriler, para kazanmak için ameliyat eden doktorlar, para toplayan camiler, esrar satılan fuhuş yapılan okullar, organ mafyaları, otopark mafyaları, mahalle mafyaları, içilmeyen pis suları, başka illere göre en az üç kat pahalı fiyatları, sürekli yapılan yolları, dışı tuğlalı yamuk apartmanları, leş gibi kokan semt pazarları, sürekli işe geç kalmış kavgacı halkı, trafikte yarış yapan veletleri, üzerinize gelen otobüsleri, yolun ortasında duran minibüsleri, her fırsatta kazıklayan taksicileri, toplantıya mafya ve iş adamı taşıyan ambulansları, acil servislerde bekleyen yaralıları, sokağa bırakılan çocukları, dilencileri, sahtekarları, dolandırıcıları, leş gibi kokan fastfood ları, kültür zenginliği maskesiyle korunan varoş mahelleri, rüşvetçileri, kirli havası, leke bırakan pis yağmurları, hırsızları, sadece şiirlerde güzel bahsedilen istanbul boğazı, yıllanmış buzhane balıklarını satan balıkçıları, 3 liralık yemeği betonm üzerinde boğaza bakarak yemek için 33 lira hesap getiren lezzetsiz lokantaları, insanların birbirine çarparak yürüdüğü istiklal caddesi, mafya kontrolüne geçmiş yada belediye tarafından peş keş çekilmiş parkları ile istanbul, türkiyenin pis kokan koltuk altıdır.
3 senem kaldı bu rezil insanlardan ve rezil köyden kurtulmama. Görev bitecek ve buradan asla geri dönmemek üzere gideceğim. istanbulda doğdum. istanbulda büyüdüm. istanbulda üniversite okudum. Her ayrıldığımda mutlu oldum. Hiç bir zaman özlemedim. Herkesin bir çilesi vardır, benimki istanbula ve istanbullulara katlanmak.