birine, bir şeye duyulan azıcık hastalıklı bağlanma hali; hastalık bölümüyle şizofreniye varabilen, uzayın boşluğuna uçup kaybolan ya da derinleşip sevgiye de dönüşebilen, kurallarla arası pek hoş olmayan bir etkileme, etkilenme durumu;
karşıdaki kişiye duyulan aşkta biraz kimyasallarımızın da rolü vardır; hormon sistemlerimizin çalışması, duygulardaki elektriklenme dediğimiz olayın derindeki açıklamasıdır; bu hormonlar beynin kimi işlevlerini tetikler kimini de geçici olarak etkisiz kılar; karşıdaki kişiyi o an bunların etkisiyle kusursuz görürüz, eksiklerini gözardı ederiz, bu yönüyle aşk, kimi virüslerin etkisiyle beliren bir çeşit hastalık olarak da yorumlanabilir; virüsün etkileri ortadan kalktığında -ki bunun kişilere göre değişmekle birlikte belirli bir süresi vardır- aşık olduğumuz kişiyi hatalarıyla birlikte yeniden görmeye başlarız ve bir dönem ona duyduğumuz bu korkunç bağlılık duygusunun nasıl olabildiğine aklımız ermez. bu durum genç yaşlarda daha etkin olsa da, ileri dönemlerde de ortaya çıkabilir.
ancak aşk her şeye rağmen hormonlardan da, bir hastalıktan da azıcık öte bir şeydir. ne büyüleyip ne de büyülenmek gerek bu dönemlerde, ya da her ikisini de olup, iki adımda bir uyanmak gerek.