yanlış anlaşılan izmlerden yalnızca biri- postmodernistleri azıcık dinleyin.
bir biseksüel erkekle söyleştim ve bana feminizmin erkek düşmanlığı olduğunu söyledi. onun anladığı şekliyle, feminizm, kendisini erkek olmayan olarak adlandıran kadınların,erkeğe dair her şeyi yadsıması ve aşağılaması akımı. oysa alakası bile yok. bu kadın düşmanlığına karşı olan bir grubun, çıkış noktasının erkek düşmanlığı olması kadar gerzek bir çelişki olabilir mi? tıpkı çeşitli tarikatlar gibi, feminizm de farklı tarikatlar içerisinde farklı kollara ayrılmış. insanların feministlere dair algısındaki yamuklukların en büyük sebeplerinden biri de budur.
aklıma bir film- evet sözlük, ben bilinç akışıma göre hareket ediyorum, o getiriyor buralara beni- geldi. bu filmde, kadın kendisiyle evlenmek için gerekli düzenlemeleri gerçekleştiriyordu. hatta son anda tam kendisiyle, tanrı huzurunda evlenecekken, bir şekilde engelleniyordu.
erkeklerle evlenerek, bir erkin himayesi altına girmeyip, evlilikle beraber gelen sosyal rollere başkaldırı için, gidip, toplumsal anlamda insana zincir vuran evliliğe kalkışarak en başta yanlış bulduğu bir kurumun gerekliliğini varsaymış oluyor bu karakter. feministe bak. ben neden izledim bu filmi ya? neden? kız güzeldi.