1945'ten 1950'lerin ortasına kadar dünyanın sayılı tahıl ambarlarından sayılan ülke, ne sikime rahmetse 1957 tarihli anlaşmayla Abd'den... tarım ürünleri fazlası buğday, arpa, mısır, soya, dondurulmuş konserve et, süt tozu, peynir ve dondurulmuş yağ ithal etmeye karar vermiş. Toplam değeri 43.6 milyon dolar. Tabii ki yine krediyle. Bu kredinin geri ödemesi direkt olarak abd'ye değil, türkiye'deki amerikan vatandaşlarınca kurulup işletilen okul, kütüphane ve cemaat merkezlerina yardım olarak, abd'nin karar verdiği uluslararası eğitim alışverişi, kitap ve gazetelerin tercümesi.. yayın ve dağıtım çalışmalarının finansmanında kullanılmak üzere, "abd'nin tayin ettiği" özel girişimlere yapılacaktır. Memleketin tarımının anasını siktikleri yetmemiş, bir de ajan sokup, elleriyle beslemişler. Menderes. Bu kadar mı? Dur lan daha yeni başladık. Yine bu anlaşmaya göre Türkiye, sabun üretiminde zeytinyağı kullanımını yasaklayacak... onun yerine abd'den ithal ettiği, domuz yağı ile karıştırılmış donyağını kullanacaktır.
Aynen, ezanı arapça okutmuştu, aynen. Delirmediyseniz devam ediyorum. Aynı anlaşmaya göre abd'den ithal edilecek tüm tarım ve gıda ürünleri gümrük ve vergiden muaf olacak... bunların nakliyat ve navlun bedelleri Türkiye tarafından karşılanacaktır. Buna ek olarak türkiye cumhuriyeti, yerli üretim yumuşak ve sert buğdayın ihracında kısıtlamaya gidecektir. Krediyle amerikan buğdayı al, o buğdaydan vergi almayıp fiyatını düşür ki yerli üreticiden ucuza gelsin. yerli üreticinin elinde kalan malı başka ülkelere ihraç etmesini de sınırla.