Başyapıt şaheser değildir. Yüksek dozda analizle yazılmış iyi bir eserdir. Yazarın kendine özgü dili kitabı şaheser zannetmenize sebep olmuştur. Tam tutunamayan evrenidir. 358. Sayfadaki yazara özgü mübalağa sanatı kitaba farklı bir tat katmakla beraber 800 sayfa olmasına karşılık 800 sayfalık bir tatmin yaşamadım. Burkuldum biraz turgutun hikayesinin sonunun trenlerde bitmesi muhtemelen oğuz ataya "sıkıldım yeter bitireyim" dedirtmiş olmalı. Olric in sosyal medyada böylesine abartılmış olmasını da anlamış değilim. Sonuçta bir stirkoff değildir. Öte yandan selim karakteri tam olarak tatmin etmiş olmasına rağmen beni biraz da kuruntulu yani vurgu yapılmak istenen konular yüzünden kuruntulu manyak bir karaktere dönüşmüştür benim gözümde. Günümüz şartlarında çoğumuz kendini selim hissediyor, ama selim kadar samimi değiliz bu da ayrı bir gerçek mutsuzuz ve bunu göstererek egomastürbasyon yapıyoruz. Evet kitap kahveyle instagrama atılan süt bacaklı gevrek hatunlar skalasından değerlendirilince bir şaheser. Ama benim için bu bir şaheser değildir. Çok iyidir ama şaheser değildir. Oysa raif efendinin (kürk mantolu madonna) acısı daha derindir. Aynı tarzda olmasa da acıları eğer ki o acıyı raif efendi taşısa daha derin olurdu. Ve bu tarz bir nefreti tartmak istiyorsanız nacizane tavsiyem jack london'un martin eden'ını deneyin derim.
Not: 732 sayfa olması lazım bu arada, 800 e yuvarladım.
Edit: imla