ey bin bir kocadan arta kalmış olan
biteviye fahişe yahut bakire olan
sehr-i istanbul
baharı bekleyen kumrular gibi
herkes sana sahip olmaya calişti
nice canlar senin yedi tepelerinden birine
tirmanayim evime gideyim derken
sekte-i kalpten gümbürdedi
bir cok kişi bogazini geceyim derken
vapuru kacirdi heder oldu
valla sehr-i istanbul
senin ben orana koysam olmaz
cebine koysam definelerine bir tane eklemiş olurum
en güzeli;
makber mi nedir şu gördüğüm yer
ya böyle reva mı ey cay-ı dilber