güzel günlerim vardı yağmurlarla ıslanan
ve güzel gecelerim masallarla dopdolu
seyrederdim göklerde her gün büyüyen ayı
neş'elerim geride kaldı eski günlerde
bir gün sabah vakti kapıyı çalsam
uykudan uyandırsam seni
çekemezsin bir yere sineden başka
biliyorum günler hep böyle geçecek
işte günlerden bir gün elagözlüm
yeni bir başlangıçla bitecek ömrümüz
heybetli arsiyan dağlarında bir gün
atım yoruldu, ben yoruldum
bir gün uyanıvermişim uykudan
geçmiş, gelecek cümle rüyalar içimde
bütün yaratılmışlara selam salmalı, selam almalı
iyi gün lerden, kötü yıllardan, baharlardan
gecelerin peşinde kaybolmuş diyarlardan
ah! şimdi şu sessiz gecemde bana
-turgut, kalk gidekim- diyen bir dost olmalı
gün olur bütün kaygılardan uzak
ben de gelirim
bir gün alıp başımı gideceğim
-yıldızlar ışısın, yollar üşüsün, yollar...-
bir gün , bir parkta otururken, biliyorum
bir el yağmurlarla dokunacak omuzuma
bu kandır akıttığımız sıkıntılı pazarlarda
güneş biterse elbet ertesi kalır
ya perşembe kalır ya pazar kalır
öyleyse ne yapsın o zaman
gitsin bir pazartesi gibi
gitsin uyusun ölene kadar
bir denizin taşrasında o zaman
1935'te bir akşam
bir salı akşamı sanırım
perdeleri kapadık. öyle kaldık artık.
duvarların uzaklığında ve durgunluğunda
1935'te bir akşam
öyle
kaldık
denizsiz bir salı günüydü
gölleri bölümlediler ve sonra suya gittiler çoğu
babalar hep perşembe, anneler hep cuma olur
neden bütün insanların birbirini sevmesi gerektiğini
bir gün saat üçte köprüde anlayacak
hergün her sabah bir şu kadar kuşun, adamın
uçağın, yağmurun yunup arındığı gökyüzü
bir o gün e beslerim o ak pak gün eşe
o her şeyin birden serpilip ortaya döküldüğü gelişeceği
gizlide
kalmış uçların birbir belireceği günler
herkesin bir gün ağlayabileceği, herkesin varamadığı
işin kutsallığını bulamadığı bir yere götürüp
yüreksizleri güldürdüler, bizi alçaltıp ağlattılar.
sularsa akmak birgün birgün birgün
birgün dağlara çıkmak birer birer dağlara çıkmak birgün
çıkmak çıkmak birer birer birgün dağlara dağlara birgün
birgün birer dağlara
ah nasıl dağlara birgün
ey birgün
çiçek açmak bir gün
otları büyümek birgün
birgün köyler kentler yıkanık damlar geri dönmek
birgün
bir gün yeni dönmek
birgün dağlara çıkmak birer birer çıkmak çıkmak
suruma uymak kısaltıyordu günlerini artamayan
eksilmeyen bir hüzünle
ve atlar ve tüfekler ve sözler eskidi bir gün
o gün . artık büyüdünüz dediler
o gün artık büyüdünüz dediler
ve bir gün yalnız kalındı bütün ilişkilerde
ve kimbilirdi aşk nerde oteller nerde
bir gün , günah yapılmazdı hiçbir yerde
ama kimbilirdi aşk nerde oteller nerde
gün döndü bir bayramı sabahlarken
sular kesildi akşam uzadı herkes
ama. bir akşam oldu muydu iyi bir akşam
yani saksı çiçeklerinin üzerine tozlar konan
ve çalışsam o gün , dürüst ve islam kalmışsam
bu iyi bir başlangıçtır derim aşk yapmaya
ve bir düzenle yüzyüze gelmenin acısı
bugün başka şey ve başka bir şeydir yarın
hep böyle süreceği sanılır bu gül hikayesinin
hep böyle sürer ama bir gün sonu değişir
yetmiş gün filan yürüdüm gece gündüz durmadan
kıyıya bugün vardım ama bak çok yorgun geldim
epeski bir yorum: sıcak bir eylül değişmesidir bir
eşkiya yatağının en uzun günleri
duyduğu gümbür gümbür silah sesleri
bir gün elbet gelir
eskide bir gün ; şurdan burdan konuştuklarımızı hatırlıyorum
nasıl hatırlamazsınız
bir gün öldüğümüzü
evet gün bir ölüyle ve kötü bitti
pazarlıksız
artık şaşırıyorum gözyaşına
hiç unutmam çünkü pazarcıların
haftanın her günü öteye beriye
gözyaşı taşıdığını
ilk günden biliyordum ama gene bekledim
gülü değil ölüyü gözlüyorlar
kar erimedi
sonsuz bir üç gün
öyle bir gün geçti ki
hiç unutmam artık
uzun bir günü bölüştük
doğayla ben ikimiz
bir de çocuk
gelecekte bir gün gülümseriz
ve senin bir gün ölmeyeceğim
mutlu ediyor beni
günün tarihi akşam şimdi söyleyebilirim yanılmadan
yani ancak günlerce koşarsam duyabilirdim
aramızda ne varsa
bir korkuyorum yalnız kalmaktan bir korkuyorum
gündüzleri delice çalışıyorum geceleri
kadınlarla yatıyorum
sonra yanılgan insanlığım başladı
birinde üç gece dört gündüz, orada, evde kaldım
üç gece dört gün düz sinan'ın yatağında kaldım
kutsal gibiliği üç gece dört gündüz
kurtlar gibi bizi kovaladı
benim işim gece gündüz gökyüzünde durmaktır
yapılan bir şeydi gündüzümüz ve
gecemiz isteğimizce kullanılmazken
uzun bir gündüzü fark edenlerin en sonuncusuyuz
yetmiş gün filan yürüdüm gece gündüz durmadan
kıyıya bugün vardım ama bak çok yorgun geldim