yeri geldiğinde canımı veresim geldiği, yeri geldiğindeyse kaçıp kurtulmak istediğim ana yurdum, yoruldum artık. yoruldum çünkü bu toprakların insanı bu kadar gerici, yobaz, çıkarcı, şerefsiz olamaz, olmamalı ancak görüyorum ki gazi mustafa kemal atatürk'ün çağdaş uygarlıklar düzeyine çıkarmaya çalıştığı bu topraklarda birileri yalnızca çıkarını, kazanacağı üç beş kuruşu hesaplıyor ve geleceğini, çocuklarını, torunlarını düşünmüyor. atatürk'ün türkiye'si olamaz bu. birileri hâlâ "güçlü türkiye, önder türkiye, söz sahibi türkiye" yalanlarına inanıyor. "orta doğu'da bizden habersiz kuş uçmaz." deniyor, ülkenin istihbaratını dinlemişler; kimsenin haberi olmamış. ve buna karşın bu ülkede birileri sorumluluk üstlenmiyor. ulan senin istihbaratın dinlenmiş kuş beyinli! sen hâlâ tepki gösterenlere "ermeni misin? dış güçlerin oyunu." vb. demeyi sürdür. baştakiler sana zıt görüşten olsa yerden yere vurmayı iyi bilirsin ama. bu ülkenin insanı için emek versen n'olur? yarın bir gün sen de "vatan haini" damgası yersin. bu ülkenin kurucusuna neler neler deniyor, kaldı ki ben ve benim gibiler... bu anlayış sürerse elbet bir gün atatürk "vatan haini" sayılacak ve kendi devrimlerini yapmış olacaklar. osmanlı geldiğindeyse onlar için her şey çok geç olacak. "eyvah, yanılmışız!" diyecekler ancak onlar için çabalayanlar belki de çok uzakta olacaklar, belki de bu dünyadan göçmüş olacaklar. içinde ben olmasam neyse de içinde ben de varım.