bilim kurgu daki kurgu kısmının hayal gücünün sınırlarını ne denli zorlayabildiğini bizlere gösteren muazzam bir film. bilim kısmına hiç girmiyorum çünkü kuantum mekaniği dediğimizde elimizde sayısız olasılıktan başka bir şey kalmıyor. kaldı ki insan beyni ve hayal kavramı bile tam olarak çözülememişken hayal gücü kuantum mekaniğinden çok daha makul geliyor. ne de olsa belli teoriler etrafında dönen sayısız olasılık yerine imkansızlığın sınırlarını zorlayan kurgular üretmek daha yaratıcı bir yöntem sinema sektörü için... eleştirel konuşmak yerine kalpten, gerçek bir şeyler söylemem gerekirse bu film için; kesinlikle insanın ufkunu açan, kendimizi sınırlandırmamamız gerektiğini hatırlatan, hep daha fazlasını görmemizin önemini vurgulayan uzay boşluğunda geçmesine rağmen insanın içini ısıtan bir film olduğunu söyleyebilirim. bu arada ilk çıktığı hafta izlediğim bir film olmasına rağmen bu başlığa entry girmemiş olmama şaşırdığımı da belirtmeliyim.* çünkü intersteller insanın hayatı boyunca izleyebileceği ve zamanının ötesinde diyebileceği sayılı filmlerden biri bana göre...