türkiye

entry4502 galeri ses2
    2005.
  1. Türkiyenin istatistikleri ortada... Yorum sizin nöron sayınıza kalmış..

    Aşağıdaki bilgilere inanmayan (özellikle ak yalakalar) araştırsın. ancak nesnel ve güvenilir kaynaktan..

    – 2013 nüfus sayımına göre 76 milyon 667 bin 864 kişilik bir ülkeyiz.

    – Kişi başı gelirimiz 10 bin 782 dolar.

    – 20-24 yaş arası 6 milyon 214 bin genç var.

    – 25-29 yaş arası 6 milyon 286 bin genç var.

    – Okul çağında 18 milyon 857 bin genç var.

    – 2014 Ocak ayında üniversiteye girebilmek 2 milyon 7 bin 69 öğrenci YGS sınavına başvurdu.

    – Değişik puan türlerine göre, 518 bin ila 218 bin arasında aday barajı geçemedi.

    – Her yıl liselerden 730 bin; 143 üniversiteden 430 bin genç mezun oluyor.

    – Genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 17,5.

    – 15-64 yaş grubunda bulunan çalışma çağındaki nüfus, toplam nüfusun yüzde 67′sini oluşturuyor.

    – Türkiye’deki işsizlik oranı yüzde 9.

    – Türkiye’de aynı kaptan yemek yiyen kişilerin sayısı yüzde 63.9.

    – Türkiye’de toplam 19 milyon hane var, bunlarda ev başına ortalama 4 kişi yaşıyor.

    – Türkiyedeki internet abonesi sayısı 32 milyon kişi.

    – Yabancı dil bilenlerin toplumdaki oranı yüzde 9.

    – Üniversite mezunlarının nüfus içindeki payı yüzde 12.

    – Türkiye’nin yüzde 67’si ailesiyle birlikte yaşıyor.

    – Tek başına yaşayan kişilerin nüfusa oranı yüzde 2.

    – Ortalama hane gelirinin yüzde 69’u, gıda, kira, ulaşım ve ev giderlerine harcanıyor.

    – Eğitime harcanan hane bütçesi yüzde 2.

    – Restoran ve hazır yemeğe harcanan hane bütçesi yüzde 6.

    – Kültüre harcanan hane bütçesi yüzde 3, buna karşın alkol ve sigara yüzde 4.

    – 2013’te toplam 8 milyon kişi yurt dışına çıkmış.

    – Bunların 5 milyonu komşu ülkeler ve Türki Cumhuriyetlere gitmiş.

    – 2013’te en çok gidilen ülke, 1 milyon kişi ile Gürcistan.

    – Çok ama çok kalabalık bir ülkeyiz. inanılmaz büyüklükte bir genç nüfusumuz var.

    – Zengin değiliz. Eğitim kalitemiz düşük ve eğitime neredeyse hiç para harcamıyoruz.

    – Birçokları için umut kaynağı olan üniversite aslında hiçbir şeyin garantisi değil.

    – Her sene yüz binlerce mezun yaratan sistemde genç nüfusun neredeyse altıda biri işsiz.

    – Bütün işsizlere iş bulabilme gibi bir seçenek matematik olarak yok.

    – internet ve diğer teknolojileri sadece eğlence amaçlı kullanıyoruz.

    – Dünyayı görmek güzel ama komşulardan öteye gitmiyoruz.

    – Ailemizle yaşıyor, aynı kaptan yemek yiyor, yabancı dil öğrenmiyor, kendini geliştiren bir toplum olamıyoruz.

    – Matematikte 44’ncü.

    – Okuduğunu anlama ve anlatmada 42’nci.

    – Fen Bilgisinde 43’ncü.

    – 2002-2008 arasında gelişmekte olan ülkelerin büyüme ortalaması yüzde 7,6 idi.

    – Bu rakam, Türkiye için yüzde 5,9.

    – 2008-2012 dönemini alırsanız, Çin hariç gelişmekte olan ülkeler yüzde 5,6; Türkiye yüzde 3,9 büyümüştür.

    – 2002-2013 arası büyüme rakamları ortalamasını alırsanız, gelişmekte olan ülkelerin ortalaması yüzde 7, Türkiye’nin ortalama büyümesi ise yüzde 5,2’dir.

    – Çin, aynı süre içinde ortalama yüzde 10 büyümüştür.

    – 1923-2002 arasında Türkiye Cumhuriyeti’nin ortalama büyümesi yüzde 5’tir.

    – Ekonomi Bakanlığı öngörülerine göre, 2002-2014 dönemindeki büyüme yüzde 4,9 olacaktır.

    – 1985 yılında Kore dünya ekonomisinin yüzde 0,9’unu oluştururken, Türkiye yüzde 1’ini oluşturuyordu.

    – 2012 yılına geldiğinizde Kore yüzde 1,9’a gelmişken Türkiye yüzde 1,35’te

    – PwC öngörülerine göre, 2030 yılında dünyanın ilk 10 ekonomisi sırasıyla Çin, ABD, Hindistan, Japonya, Brezilya, Rusya, Almanya, Meksika, Fransa ve ingiltere olacak.

    – Bununla birlikte, Dünya Bankası, IMF, Goldman Sachs gibi uluslararası finans kuruluşlarının hiçbiri, Türkiye’yi 2050 yılında bile ilk 10 ekonomi arasında göstermiyor.

    – 1990 yılında; Çin 4,3 milyar dolar, Kore 10,9 milyar dolar, Türkiye 0,1 milyar dolar (100 milyon dolar) yüksek teknolojili ürün ihracı yapmakta idi.

    – 2012 yılında; Çin 457 milyar dolar, Kore 122 milyar dolar, Türkiye 1,9 milyar dolar yüksek teknoloji ihracatı yapmaktadır.

    – Her yıl 432 ton demir satıp, 1 ton ilaç alıyoruz.

    – 670 tır demir satıp, 1 tır cep telefonu alıyoruz.

    – 582 tır un satıp, 1 tır ilaç alıyoruz.

    – 2088 tır krom cevheri satıp, 1 tır aşı alıyoruz.

    – 25 tır mermer satıp 1 adet tomografi cihazı alıyoruz.

    – 2612 tır çimento satıp 1 tır bilgisayar alıyoruz.

    – Çimentonun kilosu yaklaşık 14 kuruş, bilgisayarınki yaklaşık 860 lira.

    – 5,6 ton buğday satıp, 1 kilo uçak yedek parçası alıyoruz.

    – 3,4 ton domates satıp, 7 kilo domates tohumu alıyoruz.

    – Yaklaşık 2 liraya 1 kg patlıcan satıp, patlıcan tohumunun kilosuna yaklaşık 14.250 lira ödüyoruz.

    – Enerjiyi çıkarırsak dış ticaret açığımızın yüzde 98’i ileri teknoloji ürünlerinden kaynaklanıyor.

    – Yaptığımız ihracatta ileri teknolojinin payı yüzde 3.

    – Türkiye’de yaşayan her 10 kişiden sadece biri genelde insanlara güvenebileceğini düşünüyor.

    – Dinin esas anlamının, insanlara iyilik etmekten daha ziyade kurallara uymak olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 64.

    – Türkiye’nin sağ sol skalasındaki yeri 6,4 puanla, 47 Avrupa Konseyi ülkesinin en sağında yer alıyor.

    – Cinsiyet eşitliği skalasında, Türkiye 60 ülke arasında 48. sırada.

    – Türkiye’de “kadın kocasına her zaman için itaat etmeli” diyen kadınların oranı yüzde 59. Bu oran bazı bölgelerde yüzde 71’e kadar çıkıyor.

    – Aynı araştırma 1990’dan 2011’e Türkiye’nin muhafazakarlık oranını 3 puan artırıp yüzde 63 olarak belirliyor.

    – Türkiye vatandaşlarının yüzde 71’i ülkesinin bilimsel ve teknolojik başarılarından gurur duyuyor, ama bu başarıların ne olduğunu pek bilmiyor.

    – Türkiye’de hükümetin büyük çıkar lobileri tarafından yönlendirildiğini düşünenlerin oranı yüzde 49.

    – Bu oran Norveç’te yüzde 5, ABD’de yüzde 64.

    – Türkiye’de yurttaşların geneli hükümetin yolsuzluk ile mücadelede başarılı olduğunu düşünüyor. (Raporun 2013 tarihli olduğunu -yani 17 Aralık öncesinde yayınlandığını- unutmayalım.)

    – Türkiye’deki en yozlaşmış kurumun hangisi olduğu sorusuna verilen yanıt; siyasi partiler.

    – Yozlaşmışlık indeksinde siyasi partilerin Türk insanından aldığı not on üzerinden sekiz.

    – 2014 yılı itibariyle bireysel kredi ve kredi kartı borcunu ödememiş toplam kişi sayısı 3 milyon 183 bin kişi.

    – Hükümet Kemal Derviş reformlarını çok iyi uyguladı, biz de dünyanın genel büyümesinden çok iyi faydalandık.

    – ikisinin birleşmesi son 12 yılın özetidir.

    – Bu büyümenin nefesi bitti, yeni bir başarı öyküsü lazım, ama ortada yok.
    9 ...