bir insana, -ki bu insan dünyanın en kaliteli, en güçlü ya da en iyi insanı olma özelliklerine de sahip olabilir, tapınma seviyesinde yaşanan her bağlılık sorunludur.
bu tapınma seviyesinde bağlılık ise ezik ve karakteri oturmamış insanların, yaşadığı dönemde sükse yapmış ve dünyaya ya da topluma mal olmuş güzel özelliklerinden nemalanma sevdasından ileri gelir.
herkesin, en azından birçoğumuzun "aidiyet" duygusuna ihtiyacı vardır.
bunu bir ideolojiyle, bir ülkeyle yahut legat-illegal bir örgütle giderdiğimiz sürece(bence bu da büyük sorundur), içinde bulunduğumuz durum bir nebze de olsa kabul edilebilir olur fakat bu aidiyeti direkt yaşamakta olan ya da ölmüş bir adama karşı hissediyorsak onun izinden gitmek yerine ona kulluk etmiş oluruz.
aklı başında, kişiliği oturmuş hiçbir insan da başka bir insana kul olmak istemez.
yine bu fikir aklı başında herkesin midesini bulandırır, bulandırmalıdır da.
insanları önemli kılan şey fikirleridir, zaten dünyaya mal olmuş hiçbir önemli şahsiyet de "ben" eksenli düşünmez.